Workaway nedir, ne işe yarar, genel şartları nelerdir, nasıl başvurulur, profil oluştururken nelere dikkat etmek gerekir, nasıl ev sahibi bulunur ve daha birçok bilgiyi WORKAWAY NEDİR? NE İŞE YARAR? yazımda anlatmıştım. O yazıyı okuyup detaylı bilgi sahibi olduğumuza göre bu sefer biraz workaway sırasındaki günlük yaşama bakacağız ve örnek bir tecrübe olarak Almanya’da workaway deneyimi ile ilgili akla ilk gelen soruların cevaplarını vereceğim.

Diğer workaway yazısında olduğu gibi yine yazıyı yazan ve bu tecrübeyi yaşayan ben değilim, yazıyı eşim hazırladı. Kendisine bir kez daha teşekkür edelim ve onun ağzından dinleyelim 🙂

Ben Workaway ile nasıl tanıştım?

Almanca kursunda kullandığımız ders kitabında “Gute Reise” yani iyi bir tatil başlıklı ünitede bir tatil modeli gördüm. İsviçre Alplerinde bir çiftlikte konaklayabileceğinizi ve aynı zamanda köy hayatını yaşayabileceğinizi anlatıyordu. Yani eşiniz çocuklarınızla birlikte köy içinde bir otelde kaldığınızı ve her gün inek sağıp, çim biçip, at koşturup, koyunları güttüğünüzü düşünün, hem çalışıp hem tatil yapmak gibi bir şey. Görünce müthiş heyecanlandım; çünkü köy hayatı çocukluğumdan beri merak edip özendiğim bir şeydi.

workaway deneyimi

Köy hayatı hep merak ettiğim bir şeydi.

Bunun üzerine, hayalimi nasıl gerçekleştirebileceğimi araştırmaya karar verdim ve böyle tatil yapılabilecek birçok yer olduğunu keşfettim. Sadece Alplerde değil Almanya ve Avusturya’da da pek çok çiftlik mevcutmuş. Büyük bir heyecanla internette araştırırken birden workaway.info adında bir siteye denk geldim. Böylece bu dünyaya katılmış oldum.

Neden bir çiftliği tercih ettim?

Benim tercihim Bavyera Bölgesi’nde içinde bol hayvan barındıran bir çiftlik aramak yönünde oldu. Hayvanları çok sevdiğim halde hiç besleme imkanım olmadığı için böyle bir tercihte bulundum. Hem hayvanlarla çok vakit geçirebileceğim hem de gerçek Bavyera çiftlik yaşamını tecrübe edebileceğim bir yer olsun istedim.

Benim kaldığım çiftlik Zu Zeigenbauer isimli bir lama çiftliğiydi. Çiftlik sahipleri burayı bir lama çiftliği olarak tanımlıyorlar ancak çiftlikte lama dışında kedi, köpek, koyun, at, inek, öküz, tavuk, horoz, hindi, tavşan ve ponny de mevcut. Lamalar daha turistik hayvanlar ve çiftlik sahipleri de güzel havalarda lama turları düzenledikleri için çiftliğin tanıtımını bu şekilde yapıyorlar.

Ev sahiplerim nasıldı?

50 yaşlarında Manfred, 40 yaşlarında eşi Sabine ve 13 yaşındaki kızları Lili son derece pozitif, yardımsever, neşeli ve tam birer Bavyeralıydılar. Manfred çifliğe 15dk mesafedeki şehir merkezinde bir sigorta ofisinde yarım gün çalışıyor, Sabine Türkiye’de de ofisi olan çok uluslu bir firmada yönetici olarak çalışıyor, kızları Lili de tahmin edeceğiniz üzere okuyordu. Manfred ve Sabine kurumsal hayatlarına ek olarak bir de çiftliklerini yönetiyorlardı.

workaway deneyimi

Workaway’deki ev sahiplerim

İlk günüm nasıl geçti?

Münih’ten bindiğim trenle yaklaşık bir buçuk saat sonra Neuötting istasyonuna geldim, Manfred beni arabayla aldı ve eve geldik. Bana odamı gösterdi ve ben de temiz nevresimlerimi yatağa geçirdim, camları açıp odayı havalandırdım ve eşyalarımı yerleştirdim. Daha sonra bana verdikleri işçi tulumu ve kıyafetleri giyerek neler yapmam gerektiğini Manfred’den öğrendim.

Günlük rutinim nasıldı?

Sabah kalktığımda evde yalnız oluyordum. 9 gibi kalkıp kahvaltı ediyordum. Daha sonra ağıla girip hayvanların (lamalar, atlar, inekler, koyunlar, tavuklar, tavşanlar ve poni) yem ve sularını kontrol edip eksikleri tamamlıyordum. Bir cümleyle geçtiğime bakmayın tüm hayvanların alanlarını dolaşıp hepsine saman taşımak zaman alan yorucu bir işti. Öncelikle üst kata çıkıp saman yığınlarından ayırdığınız samanları zemindeki delikten alt kata boşaltıyorsunuz. Daha sonra da alt katta bu samanı hayvanların bölmelerine dağıtıyorsunuz. En sonunda da ortalığı süpürüyorsunuz. Ortalık baya toz duman oluyor ama bu nispeten temiz bir iş. Asıl pis olan hayvanların bölmelerinde biriken pislikleri temizlemek 🙂  Kürekle topladığınız pislikleri el arabasına doldurup dışarıdaki pisliklerin biriktiği alana dökmeniz gerekiyor. Pek prens ve prenseslere göre bir iş değil yani 😉

workaway deneyimleri

İlk gün trenden indiğim yerde beni ev sahibim karşıladı.

Bütün bu işler öğlene kadar bitiyor, sonrasında Leni, Whisp ve Palu isimli üç köpekle oynuyordum. Bugüne kadar hiç köpeğim olmadığı için bu özlemimi doyasıya gideriyordum. Üçü de inanılmaz akıllı ve her komutu harfiyen yerine getiriyorlardı.

Saat 2 gibi Manfred ve Lili geliyordu. Birlikte yemek yiyip saat 4 gibi birlikte çiftliği dolaşıyorduk, bazen kırılan çitleri tamir ediyor bazen lamaları dolaştırıyor, bazen inekleri geniş çayırlara götürüyor bazen de atları tımarlayıp arabaya koşup dolaşmaya çıkıyorduk.

Akşam 7 gibi hep birlikte yemek yiyip sohbet ettikten sonra odalarımıza çekiliyorduk ve bir gün böylece bitmiş oluyordu.

workaway deneyimi

Workaway yan gelip yatma yeri değildir! 🙂

Hayvanlarla korkutucu deneyim yaşadım mı? Zarar gördüm mü?

Cüsseleri ne kadar büyük olursa olsun hayvanlar insanlardan korkuyor. Siz de onlara korkarak yaklaştığınızda bu çekimserlik onları daha da geriyor ve agresif davranabiliyorlar. Onlara zarar vermeyeceğinizi düşünerek sakin kalmanız ve onların da bunu hissetmesini beklemek en sağlıklı yöntem.

Başta lamalar, atlar ve ineklerden biraz tedirgindim,  üçüyle de hiç bu kadar yakınlaşmamıştım. Lamalar tükürür mü, atlar teper mi, öküzler boynuzlar mı içimden geçmedi değil. Ancak sevgiyle yaklaşınca inanın bunu hissedip onlar da size aynı şekilde yaklaşıyor.

Kötü deneyimim olmadı, yaralanmadım da ancak üç kez lamalar kaçtığı için kovalamak durumunda kaldık. Bir keresinde de öküzler ahıra dönmek istemedi epey uğraştık, o esnada biraz gerildiğimi söylemeliyim. Sizin 10 katınız büyüklüğünde gergin boynuzlu bir hayvanı ahıra götürmeye çalıştığınızı düşünün. Bir keresinde de atlardan birisi ayağımın kenarına bastı. Neyse ki tam basamadı yoksa belki de cidden yaralanabilirdim. Özetle gülü seven dikenine katlanacak diyebiliriz, dikenlere karşı dikkatli olursanız ve batmaması için elinizden geleni yaparsanız, çok büyük bir şanssızlık olmadığı sürece işler yolunda gidecektir 🙂

workaway deneyimi

Organik ve sağlıklı yaşam 🙂

Workaway deneyimini tavsiye eder miyim?

Kesinlikle. Başka hiçbir şekilde tecrübe edemeyeceğiniz yöresel bir deneyim elde etmek için inanılmaz bir yöntem, üstelik bir yıllık üyelik için ödediğiniz ücretin dışında bir bedeli de yok. Sadece kendinize uygun işe göre bir ev sahibi bulmanız çok önemli. Örneğin hayvanlarla iç içe olmaktan hoşlanmıyorsanız çiftlik türü yerler size hiç uygun olmayacaktır, ya da bel fıtığı gibi fiziksel  probleminiz varsa bedensel yükü olmayan işlerin olduğu bir yer bulmanız gerekecektir gibi.

workaway deneyimi

Hayvanlara sevgi göstermek ve onlarda bu sevginin karşılığını görmek..

Workaway deneyimi için tavsiyeler ve önemli hatırlatmalar:

  • Gittiğiniz bölgenin hava şartlarına uygun kıyafetler götürün. Mayıs ayı olmasına rağmen ben termal içlik dahil yanıma oldukça kalın kıyafetler aldım. İyi ki de almışım.
  • Çok titiz ve temizlik hastası bir insansanız, daha önce Airbnb, Couchsurfing, hostel veya 1-2 yıldızlı otel deneyiminiz olmadıysa tekrar düşünün derim. Kaldığım ev yeterince temiz veya ben yeterince titiz değilmişim gibi algılanmasın ancak yerdeki toza, dolabın üstündeki örümcek ağına, mutfak tezgahındaki yağa vs takılacaksanız biraz zor geçebilir sizin için. Bir süre bunları görmezden gelmeniz gerekecektir.
  • Başkasının nevresiminde yatmam, havlusunu kullanmam, terliğini giymem gibi huylarınız varsa bunlar için de önlem almanızı tavsiye ederim.
  • Yurt dışındaki tuvaletlerin %99’unda poponuzu temizlemeye yarayan musluk (taharet musluğu) bulunmaz. Bu sebeple bu konuda hassasiyetiniz varsa yanınızda ıslak mendil bulundurun (hoş konular olmasa da bahsetmek lazım 🙂 ).
  • Düzenli kullandığınız veya tatile giderken mutlaka yanınıza aldığınız ilaç varsa fazlasıyla çantanıza atın, bulunsun.
  • Misafir olduğunuzu unutmayın, mümkün olduğu kadar çok şey öğrenmeye, kendi kültürünüzden de bir şeyler öğretmeye gayret edin.
workaway deneyimi

Huzur..

Workaway sırasındaki gözlemlerim ve öğrendiklerim:

  • Hayvanlarla çalışmak, bedenen insanı yoran ama zihnen bir o kadar dinlendiren bir uğraş. Hayvanları elinizle beslemek, gözlerindeki iyiliği görmek ve karşılıksız sevgiyi hissetmek inanılmaz bir tecrübe.
  • Almanya’da devlet tarım ve hayvancılığa ciddi anlamda destek oluyor. En ücra köylerde bile çiftlikler, elektrik ihtiyaçlarını çatılarına kurdukları güneş panellerinden elde ediyor ve bu sistemin alt yapısını devlet karşılıyor. Yani devlet köylüyü köyde kalmaya ve üretmeye teşvik ediyor.
  • Yine devletin aldığı bir önlemle yeni bina dikmek oldukça zor izinlere tabi tutulmuş. Göç almayı engellemek ve nüfusu optimum seviyede tutabilmek için. Böylece insanlar daha huzurlu ve mutlu yaşıyorlar.
  • Uzun zamandır bu kadar mutlu insanları bir arada görmemiştim. İnsanlar kapılarını kilitlemiyor, herkes birbirine selam veriyor, gülümsüyor, herkes mutlu.
  • İnsanlar doğaya ve hayvanlara o kadar iyi davranıyor ki onlarla bir bütün olduğunuzu hissediyorsunuz. Yani kendilerini doğanın ve hayvanların bir parçası olarak görüyorlar. Tüketmeye değil üretmeye odaklanmışlar, asla toprak veya hayvanlar üstünde bir sahiplik elde etmeye çalışmıyorlar.

Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşarak daha fazla insana ulaşmasına da katkıda bulunabilir, yeni yazılar için Hayat ve Seyahat’in aşağıdaki hesaplarını takip edebilirsiniz.

Facebook: Hayat ve Seyahat

Instagram: hayatveseyahat

Twitter: hayatveseyahat

(541)

Yorum paylaş:

yorum yapılmış

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *