Güzel Akdeniz ülkesi İtalya‘ya yakışacak güzellikte, tarih kokan bir şehirdir başkent Roma. Her köşesinde bir heykel, anıt, çeşme ve daha fazlasına rastlayabileceğiniz şehirdeki görülecek yerler, benim anlatacaklarımla sınırlı değil elbette.. Roma gezilecek yerler yazımda Roma’yı keşfetmenizi kolaylaştıracak bilgiler bulacaksınız.

En bilinen görülecek yerlerden birbirine yakın olanları bu yazımda gruplamaya çalıştım. Başka türlü de gruplanabilir, anlatacağım temel yerleri işaretlediğim harita burada, yan sekmede açık dursun. İstediğiniz gibi yerlerini değiştirin, rotanızı yapın ve şehri keşfetmeye başlayın :)

Aşk Çeşmesi, Roma'daki en meşhur yerlerden biri.

Aşk Çeşmesi, Roma’daki en meşhur yerlerden biri.

Aynı grupta anlattıklarımın hepsine yürüyerek ulaşmanız mümkün. Zaten Roma’yı keşfetmenin en iyi yolu, ayaklarınıza kara sular inene kadar yürümek :) Yine de toplu taşımayla nasıl ulaşabileceğinizi eklemeye çalıştım. Zamanı daha kısıtlı olanlar için, mutlaka görülmesi gerekenleri yıldız (*) ile işaretledim. Meydan, çeşme ve sarayları bu yazıda özet geçtim, detaylı bilgileri için ROMA’NIN MEYDAN, ÇEŞME VE SARAYLARI yazımı okuyabilirsiniz. Başlıyorum.

1. GRUP

*Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi): Dünyanın en ünlü çeşmelerinden biri olan Aşk Çeşmesi’ne uğramadan Roma gezisi tamamlanmış sayılmaz. Çeşmeye arkanızı dönüp, omzunuzun üstünden çeşmeye para atarak dilek dilemeniz lazım mutlaka, adet öyle :)

En yakın metro durağı: Barberini.

Tempio Adriano (Temple of Hadrian): Roma İmparatoru Hadrian (Hadrianus) için yapılan bu tapınak, Antik Roma’dan günümüze ulaşanlar arasında yer alıyor. Hadrian’ın Anadolu’yu ziyaretine ithafen bir başka Hadrian Tapınağı da ülkemizdeki Efes Antik Kenti’nde varmış.

S. Ignazio di Loyola: Pantheon’a giderken yol üstünde kalan bu kilise başka şehirde olsa eminim çok ünlü olurmuş; çünkü içi çok güzel. Ama Roma’da bir sürü muhteşem şey olunca burası pek bilinmiyor. Siz de yol üstünde uğrayabilirsiniz.

Kubbesindeki göz anlamına gelen açıklık Pantheon'u aydınlatıyor.

Kubbesindeki göz anlamına gelen açıklık Pantheon’u aydınlatıyor.

*Pantheon: Az önce bahsettiğim imparator Hadrian tarafından yaptırılan bu kilise, Antik Roma’nın tanrıları için yapılmış bir tapınaktır. Roma’daki en eski beton kubbeli ve en iyi korunmuş yapıdır. Kubbesindeki açıklık, latincede göz anlamına gelen oculus’tur ve mimarinin neden bu şekilde tasarlandığıyla ilgili değişik görüşler vardır. (aydınlatma, çevresindeki bantlarla birlikte optik ilüzyon, kubbenin çökmesini önlemek vb.)

Pantheon

Pantheon’un etkileyici dış cephesi..

Pantheon kelimesi, Yunanca’da “tüm tanrıların tapınağı” anlamına gelir ve içeride tanrılar olmasa da önemli kişilerin mezarları yer alıyor. Mezarı olanlardan biri, Rönesans döneminde yaşamış ünlü İtalyan ressam ve mimar Raffaello Santi. Bu sebeple Dan Brown’ın ünlü kitabı Melekler ve Şeytanlar‘da kahramanlarımız, şifreyi çözebilmek için Pantheon’a uğruyorlar. Spoiler içermemesi için, Pantheon’a geldiklerinde kitap/filmde ne olduğuyla ilgili detay vermeyeyim :)

Pantheon’un girişi ücretsiz bu arada.

Navona Meydanı civarındaki cafe ve restoranlarda keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Navona Meydanı civarındaki cafe ve restoranlarda keyifli vakit geçirebilirsiniz.

*Piazza Navona: Sokak sanatçıları, ressamlar, müzisyenler, falcılar ve kafelerle dolu çok hareketli, bir yandan da çeşme ve heykelleriyle masalsı görünümlü mutlaka uğranması gereken bir meydan. 70, 82, 492 numaralı otobüslerden biriyle varılabilir.

*Campo de’ Fiori: Çiçek tarlası anlamına gelen bu meydanın, pazar kurulan gündüzü ile gençlerin eğlence merkezi olan gecesi birbirinden farklıdır ve her ikisi de görülmeye değerdir.

2. GRUP

*Piazza Venezia: Roma’nın turistik meydanlarından biridir Venedik Meydanı. Şehir merkezindeki önemli caddelerden olan Via del Corso ile, bir ucu Colesseum’a çıkan Via dei Fori Imperiali‘nin kesişim noktasında olmasıyla her daim çok kalabalıktır ve Roma’daki otobüslerin hemen hepsi buradan geçer. Metroyla ulaşmak için B hattının Colosseo durağında inmeli ve tramvay kullanacaksanız 3 numaralı olanı tercih etmelisiniz.

Fazla göz alıcı olduğu için düğün pastasına benzetilen Vittorio Emanuele anıtı Piazza Venezia'da yer alıyor.

Fazla göz alıcı olduğu için düğün pastasına benzetilen Vittorio Emanuele anıtı Piazza Venezia’da yer alıyor.

Palazzo Venezia: Piazza Venezia’daki bu saray, günümüzde müze olarak kullanılıyor (Museo Nazionale del Palazzo di Venezia) ve girişi 5 Euro, Roma Pass Card’la ücretsiz.

*Monumento a Vittorio Emanuele II: İtalya’daki küçük devletçiklerin 1861 yılında birleşmesiyle oluşan ve 1946 yılında İtalya Cumhuriyeti’nin kurulmasına kadar devam etmiş İtalya Krallığı’nın ilk kralı Victor Emmanuel II adına yapılmış bu anıt da Piazza Venezia’da yer alıyor. Romalılar bu anıtın fazla büyük ve göze çarpıcı olup şehrin tarihi dokusuna uyum sağlamadığını düşünerek eleştiriyorlarmış ve bu nedenle anıta “düğün pastası” ismini koymuşlar. Roma’yı bütün olarak düşündüğümüzde haklı olsalar da, anıtın kendi başına görkemli ve özellikle akşam ışıklandırıldığında etkileyici göründüğünü eklemek lazım.

IMG_0844

Roma’nın simgesi kabul edilen Colosseum..

*Colosseo (Colosseum): Piazza Venezia’dan Via dei Fori Imperiali (Krallar Yolu) boyunca yürüyünce Kolezyum’a (İngilizcesi Colosseum ve İtalyancası Colosseo) varacaksınız. MS. 80 yılında tamamlanmış olmasıyla neredeyse 2000 yıllık olan bu yapı, mimarinin ve mühendisliğin yarattığı en şahane eserlerden biri kabul edilir. Şu anki harabe görüntüsü ise, maruz kaldığı güçlü depremler ve taşlarını çalan yağmacılar sebebiyle oluşmuştur. Dünyanın en büyük amfi tiyatrosudur ve Roma’nın simgesidir. 2007 yılında belirlenen Dünya’nın Yedi Yeni Harikası’ndan biri olarak seçilmiştir.

Colosseum'u akşam vakti mutlaka görmelisiniz. Bakınız ben: Yağmur çamur dememiş gitmişim :)

Colosseum’u akşam vakti mutlaka görmelisiniz. Ben yağmur çamur demeden gitmiştim :)

Amfi tiyatro kelimesi Yunanca’dan gelir. Amfi, iki taraftan veya çevreden; tiyatro ise izleme yeri anlamını taşır. Antik çağlarda yapılmış amfi tiyatroların Yunan mı yoksa Roma kökenli mi olduğunu anlamanın en basit yolu şekline bakmaktır. Antik Yunan eserleri yarım daire ve ön tarafta sahne şeklinde iken, antik Roma eserleri tam daire ve ortasında gösteri alanı şeklinde tasarlanmışlardır (Her gördüğünüz amfi tiyatroya bu gözle bakmayı deneyin :) ). Kolezyum’un tam daire olmasının sebebi budur.

Geçmişinde pek çok farklı amaçla kullanılmıştır; Roma İmparatorları’nın kendilerini ve halkı eğlendirmek için düzenledikleri gladyatör dövüşleri de bunlardan biridir. Zaten gladyatör, antik Roma’daki savaşçılara verilen isimdir. Kolezyum’un çıkışında turistlerle fotoğraf çekilip para isteyen gladyatör kostümlü kişilerin neden orada böyle bir şey yaptıklarını biliyorsunuz artık :)

Colosseum, hem gündüz hem gece görmeniz gereken yerlerden biri daha; ihmal etmeyin.

Colosseum'un içini gezmek istiyorsanız, sıra beklememek için biletinizi önceden alın.

Colosseum’un içini gezmek istiyorsanız, sıra beklememek için biletinizi önceden alın.

İçini gezmek isterseniz ziyarete sabah 8:30’da açılıyor. Kapanış saati ise mevsime göre değişiyor; kışın 16:30 ve yazın 18:30 civarı diyebiliriz. Biletinizi internetten almakta fayda var, önünde inanılmaz sıra olduğu için kapıdan bilet almak hiç mantıklı değil. Hemen aşağıda anlatacağım Roma Forumu ve Palatine Tepesi’ni kapsayan 2 gün geçerli kombine bilet şeklinde satılıyor ve 16 Euro (Skip the line denilen sıra beklememe ücreti dahil). Her ayın ilk pazar günü ve 18 yaş altındakilere ücretsiz. Bilet satın almak için tıklayın.

Roma Pass Card aldıysanız ücretsiz giriş haklarınızdan birini zaten mutlaka Colosseum + Roma Forum ve Palatine Tepesi için kullanırsınız. Bu durumda da yine Roma Pass Card için ayrılan özel turnikelerden geçerek sıra beklemek durumunda kalmayacaksınız.

Antik kalıntıların olduğu Roma Forumu görülmesi gereken yerlerden biri.

Antik kalıntıların olduğu Roma Forumu görülmesi gereken yerlerden biri.

*Foro Romano ve Palatino (Roman Forum ve Palatine Hill): Kolezyum’a yürüme mesafesindeki Roma Forumu; anıt, tapınak gibi antik kalıntıların bulunduğu ve antik Roma’da toplumsal hayatın merkezi olan, bence gezilmesi gereken bir antik kent. Zaten dediğim gibi, Kolezyum biletiyle buraya da girebiliyorsunuz. Palatino Tepesi ise, İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulu Roma’daki tepelerden antik merkezde olanı. Roma Forumu’ndan 40 metre yukarıdaki bu tepeye çıkarak foruma yukarıdan bakabilirsiniz.

Musei Capitolini (Capitoline Museums): Roma’daki yedi tepeden bir diğeri olan Capitoline Tepesi’ndeki bu üç müze, İtalyan sanatçı ve mimar Michelangelo tarafından 16. yüzyılda tasarlanmıştır. Çoğunlukla antik Roma’ya ait eserleri barındıran Capitoline müzeleri, dünyadaki ilk müze olmalarıyla önem taşırlar. Ben girmedim, bilet 12.5 Euro’ymuş. Roma Pass Card ile ücretsiz girme imkanı var. Müzeler hakkında daha detaylı bilgi için buraya ve bilet almak için buraya tıklayın.

Yalan söyleyenlerin elini ısırdığına inanılan Mouth of Truth

Yalan söyleyenlerin elini ısırdığına inanılan Mouth of Truth

Bocca della Verita (Mouth of Truth): Antik Roma’dan kalan ve birinci yüzyıla ait olduğu düşünülen bu heykelin en önemli özelliği, ortaçağdan itibaren yalan dedektörü olduğuna inanılmasıdır. Şöyle ki; elini heykelin ağzına koyarak bir şeyler söyleyen kişinin söyledikleri doğru değilse, Doğruluk Ağzı heykelimiz o eli ısırıyormuş :) Mouth of Truth’un asıl şöhreti ise, unutulmaz filmlerden kabul edilen ve Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in başrollerinde oynadığı 1953 yapımı Roman Holiday (Roma Tatili) filminde görünmesinden geliyor.

Bocca della Verita’yı çevreleyen yapı ise Santa Maria in Cosmedin bazilikasıdır ve her yıl 14 Şubat’ta kutladığımız (veya kutlanan diyelim, bazılarımız kutlamıyoruz :) ) Sevgililer Günü’ne ismini veren antik Romalı aziz St. Valentine’in (Sevgililer Günü = St. Valentine’s Day) kafatası burada yer alır.

Roma Forumu’ndan 10 dakika kadar yürüyebilir veya 44F, 83, 160, 170, 716 numaralı otobüslerden birine binebilirsiniz.

Tiber Nehri ve solda arkamdaki girinti Tiber Adası.

Tiber Nehri ve solda arkamdaki girinti Tiber Adası.

Isola Tiberina (Tiber Island): Roma’dan akan Tiber Nehri (Fiume Tevere) üzerindeki tek ada olan Tiber Adası, Roma’ya iki köprü ile bağlanıyor. Capitoline Museums veya Mouth of Truth’tan 10 dakika yürüme mesafesinde, isterseniz uğrayıp turlayabilirsiniz. Assassin’s Creed: Brotherhood oyununun geçtiği yerlerden biri olan Trans-Tiber (Trastevere) burasıymış.

3. GRUP

Piazza della Repubblica: Cumhuriyet Meydanı anlamına gelir ve Roma’nın ünlü meydanlarından biridir.   

Piazza della Repubblica

Piazza della Repubblica

Santa Maria degli Angeli (Basilica of St. Mary of the Angels): Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan bu bazilika, Hrıstiyan şehitlerine adanmıştır. İçindeki meridyen çizgisi ise 1700’lü yılların başında dini bayramları anlamak için kullanılan bir çeşit güneş saatiymiş.

Metro’nun A hattındaki Repubblica durağında inerek meydana ve bazilikaya ulaşabilirsiniz. Piazza della Repubblica’da, Roma’nın ana caddelerinden biri olan Via Nazionale başlar ve bu cadde takip edildiğinde Piazza Venezia’ya ulaşılır.

Chiesa di Santa Maria della Vittoria (Church of our Lady of Victory): Hz. İsa’nın annesi Meryem Ana’ya adanan bu kilise, aslında Roma’daki güzel kiliselerden birisi yalnızca. Ama Dan Brown, Melekler ve Şeytanlar romanında şifreleri çözmek için, burada yer alan Gian Lorenzo Bernini’nin Rahibe Terasa’nın Vecdi (Ecstasy of Saint Teresa) heykelinden bahsedince, heykel ve dolayısıyla kilise ziyaretçi akınına uğramaya başlamış. Romanda yer almasının dışında bu heykel, Bernini’nin azize Teresa’nın yüz ifadesi ve kıyafet detaylarını mermere yansıtmasındaki başarısıyla barok sanatının önemli örneklerinden biri olmuş.

Lüks alışveriş caddesi Via Condotti ile İspanyol Merdivenleri'nin arasındaki Piazza di Spagna her daim turistlerle doludur.

Lüks alışveriş caddesi Via Condotti ile meşhur İspanyol Merdivenleri’ni bağlayan meydan Piazza di Spagna, her daim turistlerle doludur.

Teatro dell’Opera: Meraklısı için opera binası. Güncel etkinliklere buradan ulaşabilirsiniz.

San Carlo Quattro Fontane (Saint Charles at the Four Fountains): 17. yüzyılda yapılmış bu kilise, Barok mimarinin şaheserlerinden biri sayılıyor. Piazza della Repubblica’dan Piazza Barberini’ye gidişte yol üstünde kaldığından görülebilir.

Piazza Barberini: İtalya’nın 17. yüzyıldaki soylularından olan Barberini ailesi adına yapılmış kalabalık bir meydan.

Palazzo Barberini: Barberini Meydanı’ndaki bu saray, İtalya’nın en önemli yağlıboya resim sergilerinden biri kabul edilen Galleria Nazionale d’Arte Antica (National Gallery of Ancient Art)’a ev sahipliği yapıyor.

Metro’nun A hattındaki Barberini durağında inerek meydana ulaşabilirsiniz. Barberini’den aşağı doğru giderseniz Aşk Çeşmesi’ne, yukarı doğru giderseniz İspanyol Meydanı’na varırsınız, ikisi de yakın. Aşk Çeşmesi’ni anlatmıştım, ben İspanyol Meydanı’na göre devam ediyorum.

*Piazza di Spagna: İspanya Konsolosluğu’nun bulunduğu yer olduğu için bu ismi aldığı söylenen İspanyol Meydanı, Roma’daki meydanlar içinde en meşhur ve kalabalık olanlardan biridir. Roma’da hırsızlık olaylarının en çok yaşandığı yerlerden biri burasıymış, aman dikkatli olalım.

İspanyol Merdivenleri'ni tırmanarak Trinita dei Monti kilisesine çıkılıyor.

İspanyol Merdivenleri’ni tırmanarak Trinita dei Monti kilisesine çıkılıyor.

*Scalinata della Trinata dei Monti: Mutlaka birilerinden duymuş olduğunuz İspanyol Merdivenleri‘nin orijinal ismi budur. Baharda gidecekseniz, muhteşem görünen pembe-mor çiçeklendirilmiş haline denk gelme ihtimaliniz yüksek, şanslıysanız gelirsiniz. Yüzlerce insan gibi merdivenlerde oturarak etrafı seyreder ve yakınlardaki marketlerden aldığınız bira/şarap ile yorgunluğunuzu atarken, hayatın aslında ne kadar güzel olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz :) 135 basamak yukarıya tırmanırsanız kiliseye varırsınız ve aşağıdaki meydan manzarası da güzeldir.

Trinata dei Monti: İspanyol merdivenlerinin bittiği yüksek noktada yer alan katolik kilisesi.

İspanyol meydanı ve merdivenlerine, metronun A hattındaki Spagna durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Mausoleo Augusto (Mausoleum of Augustus): Roma İmparatoru Augustus tarafından millattan önce yaptırılan türbe. Markalar caddesi Via Condotti’yi bitirip ana cadde Via del Corso’yu geçince yolun öbür tarafında kalıyor.

Popolo Meydanı'nda aslan heykellerinin üzerinde resim çekilmek şeklinde ilginç bir akım var, ben de katıldım :)

Popolo Meydanı’nda aslan heykellerinin üzerinde resim çekilmek şeklinde ilginç bir akım var, ben de katıldım :)

*Piazza del Popolo (People’s Square): Ünlü Popolo Meydanı, sokak sanatçılarının da uğrak adresi olduğu için keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Santa Maria del Popolo: Popolo Meydanı’ndaki bazilika, Melekler ve Şeytanlar’daki ilk cinayetin işlendiği Chigi Şapeli‘ni barındırmasıyla özellikle Dan Brown hayranları tarafından ziyaret ediliyor. Bazilikanın içinde soldan ikinci olan Chigi Şapeli, rönesans mimarı Raphael tarafından yapılmaya başlanmış ve 17. yüzyılda Bernini’nin çalışmalarıyla tamamlanmış.

Metronun A hattındaki Flaminio durağında inerek Popolo Meydanı’na ulaşabilirsiniz.

Şehrin kalabalıklığından bunalınca kendinizi Borghese Bahçeleri'ne atın. (sağda Temple of Asclepius görünüyor)

Şehrin kalabalıklığından bunalınca kendinizi Borghese Bahçeleri’ne atın. (sağda Temple of Asclepius görünüyor)

*Villa Borghese: Heykeller ve göller ile Roma’nın genel masalsı havasını yansıtan çok büyük ve güzel bir bahçe. Romalılar burada yürüyüş, koşu, paten, bisiklet, sandal turu gibi her çeşit kıskanılası aktiviteyi yapıyorlar. Bahçeyi gezerken gölün üzerinde göreceğiniz tapınak, sağlık ve şifa tanrısı Asclepius için yapılmış (Temple of Asclepius).

Bahçenin içindeki Galleria Borghese ise, Gian Lorenzo Bernini’nin eserleri başta olmak üzere birçok tablo ve heykele ev sahipliği yapıyor. Bernini’nin David (Davut) heykeli ve Apollo’nun aşkına karşılık vermediği için ağaca dönüşen Daphne’nin hikayesini simgeleyen Apollo and Daphne heykeli ünlü eserlerden ikisi. Detaylı bilgi ve online biletler burada.

Müzeye iki saatlik seanslar halinde alıyorlar. Müzeyi görmek olmasa da Borghese Bahçeleri’ni gezmek şart.

4. GRUP

Işıklandırılmış halleriyle Castel San't Angelo ve Ponte San't Angelo etkileyici görünüyor.

Işıklandırılmış halleriyle Castel San’t Angelo ve Ponte San’t Angelo etkileyici görünüyor.

*Castel San’t Angelo (Castle of the Holy Angel): İmparator Hadrian’ın, Pantheon’u yaptırdığını söylemiştim. Kutsal Melek Kalesi anlamına gelen neredeyse iki yüz yıllık bu kaleyi de o yaptırmış, adamın Roma üzerinde emeği büyük. Aslında kendisi için türbe olsun diye yaptırmış ve ölünce külleri buraya serpilmiş. Ama daha sonra papaların kalesi ve ikametgahı olarak kullanılmış. Hatta hapishane olarak bile kullanmışlar. Şimdilerde ise müze olarak kullanılıyor ve giriş ücreti 10.5 Euro’ymuş. Melekler ve Şeytanlar filminde geçen yerlerden biri de burası, filmin sonlarına doğru göreceksiniz.

*Ponte San’t Angelo (Bridge of the Holy Angle): Kaleyle aynı şekilde köprü de İmparator Hadrian tarafından yaptırılmış ve ilk ismi Bridge of Hadrian’mış. Tiber Nehri üzerindeki köprü uzun bir süre, Vatikan’a ve San Pietro Bazilikası’na ulaşmak isteyen din yolcularının geçiş yolu olmuş. 17. yüzyılda ise, Instruments of the Passion denilen, Hristiyanlıkla iliştirilen öğeleri temsil eden 10 adet melek heykelinin köprüye yerleştirilmesine karar verilmiş. Örneğin; elinde haç tutan melek heykelindeki haç, bu öğelerden bir tanesi ve Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği haçı temsil ediyormuş.

Instruments of Passion elementlerinden biri olan haç, San't Angelo Köprüsü'ndeki 10 melekten biri tarafından taşınıyor.

Instruments of Passion elementlerinden biri olan haç, San’t Angelo Köprüsü’ndeki 10 melekten biri tarafından taşınıyor.

San’t Angelo Köprüsü yalnızca yaya trafiğine açık ve San’t Angelo Kalesi’ni fotoğraflamak için en güzel yer. Vaktiniz varsa hem gündüz hem akşam gitmelisiniz; ama birini tercih edecekseniz bence ışıklandırılmış hallerini görmek için akşam saatlerinde uğrayın. İçini görmek isterseniz şuradan bilet alabilirsiniz.

Metronun A hattındaki Lepanto veya Ottaviano – San Pietro durağında inebilir; 23, 34, 40, 46, 49, 62, 64, 271, 280, 926, 982, 990 numaralı otobüslerden birini kullanabilirsiniz. Yürüyerek gitmek isterim diyenler için, Piazza Navona’dan nehir tarafına 10 dakika yürüyerek köprüye, ve köprüden geçerek kaleye ulaşmak mümkün.

Castel San’t Angelo, Roma’daki diğer yerlere göre Vatikan tarafına daha yakın olduğu için sabah Vatikan’a gidip, dönüşte San’t Angelo kale ve köprüsünü görmek şeklinde bir program yapılabilir. VATİKAN HAKKINDA HER ŞEY yazımı okumayı unutmayın :)

Yeni yazılarım ve tavsiyelerimden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımı takip edebilirsiniz.

Facebook: Hayat ve Seyahat

Instagram: hayatveseyahat

Twitter: hayatveseyahat

Yorum paylaş:

yorum yapılmış

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>