Türkiye’den ayrılıp Münih’e yerleşmemin üzerinden bir aydan uzun süre geçti. Yorucu bir çalışma vizesi ve valiz hazırlama süreci sonrasında Münih’e geldiğimden beri sürekli bir şeyleri ayarlamak durumunda kaldım tabii. Yurt dışına taşınmanın en zor ve en önemli görevi olan konaklama konusu başlı başına bir olay olduğu için yurt dışında nasıl ev bulunur diye ayrıca anlatmak istedim. Farklı bir ülkeye yerleşince ilk zamanların nasıl geçtiğini ve diğer yapılması gerekenleri öğrenmek için Yurt Dışında İlk Günler yazıma bakabilirsiniz.

Taşınma sürecindeki en önemli ve bir an önce halledilmesi gereken şey kalacak yer bulmak diye bir kez daha söyleyerek başlayalım. Eğer okulunuz veya işiniz kalacağınız yeri ayarlıyorsa gerçekten çok şanslısınız. Benim gibi böyle bir şansınız yoksa ‘biraz’ uğraşmak gerekecek 🙂

münih marienplatz

Münih Marienplatz

Genel bir fikir edinmek için internetten araştırmaya başladım ‘Munich apartment’ veya Almancasıyla ‘München Wohnung’ gibi anahtar kelimelerle. Ve Almanya’nın hem en pahalı hem de ev bulmanın en zor olduğu şehrinin Münih olduğunu öğrendim, zaten ucuz ve kolay olsa şaşardım 🙂

Önce nasıl bir yerde kalmak istediğinize karar vermek gerekiyor; tek başına mı olsun yoksa ev arkadaşıyla mı, kısa süreli mi uzun süreli mi, eşyalı mı eşyasız mı gibi temel kriterler yani. Sonra hangi web sitelerinin o ülke, bölge veya şehir için faydalı olacağını öğrenmeye başlayabilirsiniz; çünkü tüm kriterleri kapsayan genel sitelere ek olarak yalnızca öğrencilere yurt kiralayan, yalnızca paylaşımlı ev kiralayan (İnglizce: shared apartment, Almanca: WG veya uzun haliyle Wohngemeinschaft) gibi değişik tercihlere odaklanmış siteler olabiliyor, tercihinize göre hangi siteyi daha sıkı kontrol edeceğiniz farklılık gösterebilir. Bunun için yukarıda yazdığım gibi arama motorlarından çok klasik birkaç kelimeyle aratabilir veya gideceğiniz yerle ilgili forumları okuyabilir, insanlara sorabilirsiniz. Örneğin ben kesinlikle ev eşyası götürmeyeceğim ve kesinlikle ev arkadaşı istemediğim için “eşyalı olan tek kişilik evlere” bakmam gerekiyordu. Bu durumda ‘Munich furnished apartment for one person’ veya ‘München moblierte Wohnung’ gibi anahtar kelimeler aradığımı bulmayı hızlandırdı. Ayrıca WG kısaltmasının paylaşımlı evler için olduğunu öğrenmek o evlere hiç bakmadan eleyebilmemi sağladı.

Öyleyse özet geçelim; ne istediğimize karar veriyoruz, İngilizce ve/veya gideceğimiz yerin dilindeki uygun kelimeleri ve kısaltmaları öğreniyoruz, bu kelimelerle aratıp ilgili ilanları bulmaya çalışıyoruz. En genel ve herkesin ilk önerdiği siteler olarak http://www.wg-gesucht.de/ ve http://immobilienmarkt.sueddeutsche.de/ baktım.

münih ingiliz bahçesi

Münih Englischer Garten (İngiliz Bahçesi)

Benim Münih’te ev bulmakla ilgili tek duyduğum şey “Çok zordur ve pahalıdır, kolay gelsin” şeklinde oldu. Aylarca ev arayıp hala bulamayan ve geçici yerlerde oradan oraya taşınan insanların umutsuz mesajlarını görünce kendimi böyle bir duruma hazırlamaya başladım, yapacak bir şey yok. Ev sahipleri kiralık ilanı için atılan mesajlara dönmüyorlarmış, veya dönerlerse insanları toplu halde çağırıp mülakata alıyorlarmış. Sonra da çoğunu reddediyorlarmış tabii. Okudukça ve sordukça hayretim arttı.

İlk planım, İstanbul’da çalıştığım yerden ayrılmam ile Münih’te işe başlamam arasındaki iki haftalık sürenin ilk haftasında egzotik adalarda tatil yapıp sonra Münih’te bir haftada tüm işlerimi halletmekti. Ama durumun ‘biraz’ zorlayıcı olduğunu görünce tatilden vazgeçerek doğrudan Münih’e biletimi aldım. İlk hafta için Airbnb’den ev tuttum, sonrasını ev bulup oraya taşınmış olmayı umarak ama bir yandan da “artık hayat ne gösterirse” diyerek akışına bıraktım.

Bulacağınız evin toplu taşımaya yakınlığı önemli.

Bulacağınız evin toplu taşımaya yakınlığı önemli.

İyi olan tek şey, yalnızca yerleştikten sonra kötü bir sürpriz olabilecek ‘tehlikeli mahallelerin’ olmamasıydı. İstanbul’a yerleşecek birinin Taksim’e yakın diye bilmeden Tarlabaşı’nda ev tutması gibi bir durumla karşılaşmamak için bunu iyice soruşturmak gerekiyor, yerel tecrübeler bu konuda çok önemli.

Kötü olan ise, ev görmek için bir hafta sonraya randevu istememin mümkün olmamasıydı. Aynı ev bir hafta sonra çoktan yeni kiracısını bulmuş olacağı için benim gelip evi görmemi kimse beklemeyecekti haliyle. Birkaç mail attım ama herhangi bir dönüş olmayınca peşini bıraktım.

Bu arada piyasa araştırmalarına devam ettim, hangi metro hattı işime yakın, hangi bölgelerde oturmak hem merkeze hem şirkete yakın olmak açısından (şirketim şehrin dışında) iyi olur gibi. İlanlarda geçen kelimeleri ve kiralama mantığını anlamaya çalıştım bir yandan da, her şey ne kadar farklıydı! Bizdeki gibi kira arti aidat ve möbleli/möblesiz şeklinde basit bir denklem değil; kiranın sıcak olanı var soğuk olanı var, möblesiz ama mutfaklısı var, möbleli ama çamaşır makinesizi var, minimum oturma sürelisi var, sıcak kira dediği halde internet ve elektrik gibi bazı masrafları hariç olanı var..

yurt dışında ev kiralamak

Münih’te tuttuğum evin ilandaki resmi.

Baktım kendi başıma halledemiyorum yine lokal tecrübelerden destek almaya karar verdim ve gayet ilginç şekilde, ev arama sitelerine “ben ev arıyorum” diye ilan verince ev sahiplerinin sana evini teklif etmek için mesaj atabildiklerini öğrendim. Gelen çok sayıda mesajla uğraşmak istemeyen bazı ev sahipleri kiralık ilanı vermek yerine bu şekilde ilanı olan ev arayanlara doğrudan mesaj atabiliyorlarmış.

Bu kadar kolay değil elbette, bana o mesajı göndermeleri için benim yazacağım ilanda hoşlarına giden bir şeyler olmalıydı. Bunu da araştırarak bazı bilgiler edindim. En önemlisi eve kaç kişi taşınacağı. Bizdekinin aksine “Evim bu kadar metrekare, kaç kişi istersen taşınırsın” mantığı yok, evde kaç kişinin yaşayacağına çok önem veriyorlar. Diğer önemli konular sigara ve evcil hayvan. Evlerin çoğuna sigara içen kiracı ve evcil hayvan istenmiyor. Yani evi tuttum artık istediğimi yaparım diyemiyorsunuz; eğer evcil hayvanınız varsa mutlaka belirtmeniz gerekiyor. Sigara konusu ise evlerin çoğunda ev kadar balkon olduğu için çok sorun olmayabilir. Yalnızca balkonlu ev ilanlarına baktığınızdan ve ev içinde sigara kullanmadığınızdan emin olun.

yurt dışında ev kiralamak

Ev bulduktan sonra eksikler için alışveriş kaçınılmaz oluyor.

Ayrıca kendimizle ve evi neden istediğimizle (işime yakın, merkezi, eşyaları çok güzel vs.) ilgili bilgiler veriyoruz. Benim gibi sınırsız süreli iş sözleşmesiyle çalışmaya başlayacaksanız ‘sınırsız’ olduğunu mutlaka vurgulamak gerekir, çünkü geçici/dönemlik olarak gelen çok kişi de var bu kişiler tercih edilmeyebiliyor. Eğer geçici süreliğine gidiyorsanız bu bilgiyi sorulmadığı müddetçe kendinize saklayın 🙂 Son olarak maaş durumlarını yazıyoruz.

Sonuçta bir taslak hazırladım ve hem ilgilendiğim evlere mesaj atarken hem de kendimle ilgili ilan oluştururken bu taslağı kullandım. Ben iletişimi Almanca sürdürdüm ama bilmediğiniz bir dilde mesaj atarsanız cevap da o dilde geleceği için bir yerde tıkanırsınız hiç girişmeyin bence. O yüzden İngilizce örnek bir taslak yazıyorum, böyle bir taslağı beğendiğimiz ev ilanlarına mesaj atmak için kullanabiliriz.

“Hello X(burada ilan sahibinin ismini kullanırsanız daha kişisel ve ilgi çekici olur),

My name is Fatma and I will start working in Munich on February, 1st as a Business Analyst. My company is a leader IT company called Wirecard and my working contract doesn’t have any time limitation. I’m going to move and live alone, I’m non-smoker and I don’t have any pets. My salary after taxes will be Y EUR/month.

I’m interested in your apartment and I wonder if we could arrange an appointment as soon as possible, so that we can meet and I can have a look at the apartment. Please let me know about the possible times.

Kind regards,

Fatma”

yurt dışında ev kiralamak

Eksiklerin bir türlü bitmemesi bazen bezdirici olabiliyor..

İlan sahibine mesaj atmak yerine web sitesine ilan koyacaksak maaşımızı kabak gibi ortalık yere yazmamakta fayda var tabii 🙂 Bir de şehrin hangi kısımlarında oturmayı düşündüğünüzü, aylık kiranın maksimum ne kadar olabileceğini ve evle ilgili olmazsa olmazları (mesela benim için eşyalı olması) belirtmelisiniz. Bu taslağı emlakçılarla ve diğer aracı kurumlara başvuracaksanız onlarla da paylaşabilirsiniz.

Emlakçı demişken, ev konusundan bahseden bir yazıda emlakçıları atlamak olmaz değil mi? 🙂 Almanya ile ilgili en güzel haber, yeni çıkan yasayla birlikte emlakçıların kiracıdan komisyon almasının yasaklanmış olması. Ev sahibiyle aralarında halletmeleri gerekiyormuş yani. Yine de ilan sahibi emlakçı ise “No commission for the tenant” veya Almancasıyla “Für die Mieter Provisionsfrei” gibi kelimelerin geçtiğinden emin olun, en kötü ihtimalle ilan sahibine sorun. Eşyalı evler için en bilinen ama aynı zamanla en pahalı olan Mr. Lodge emlak şirketini önerdi herkes. Diğerlerinden bulamazsam açıkta kalacağıma bu emlakçıdan biraz pahalıya tutarım canım sağ olsun diye kendimi avuttum ben de 🙂 Böyle ‘joker’ seçenekleri her ihtimale karşı akılda tutmakta fayda var.

yurt dışında ev kiralamak

İlandaki evimi alışveriş sonrasında biraz kendime göre güzelleştirdim.

Ev ilanlarında Türkiye’den farklı olan ve dikkat edilmesi gereken birkaç konuya da değinelim, ben Almanya’da baktığım için oradan örnek vereceğim.

– Evin mutfağı var mı. Her evin bir mutfağı olacak diye bir kural yok ilginç şekilde. Mutfaklar ayrı satılıyor ve eve yeni kitaplık almakla aynı mantık olarak sonradan kuruluyor. Evin resimlerinde mutfak olduğundan veya Einbauküche kelimesinin geçtiğinden emin olun.

– Kiraya neler dahil, ekstra neler var. Kaltmiete yani soğuk kira; elektrik, su, ısıtma gibi her şeyi ekstradan ödemek demek, imkanınız varsa buna girişmeyin. Warmmiete ise kiraya faturalar dahil demek, ama dahil olanlar ilan sahibinin kafasına göre değişiyor. Genelde internet ve/veya elektrik masraflarını hariç tutuyorlar. Evi bulmak zaten uğraştıracak, bir de sonra acaba elektrik için nereye başvuracağım veya hangi internet paketini modemi alacağım gibi şeyleri düşünmemek için mümkünse her şeyin dahil olduğu Warmmiete veya bu anlama gelen ayrı bir kelime olan Pauschalmiete şeklindeki ilanlara bakın. Böyle bir seçim şansınız yoksa hariç olan hizmetleri nasıl temin edebileceğiniz konusunda ev sahibinden yardım ve yönlendirme isteyin. Ve toplam kirayı, hariç olan hizmetleri hesaba katarak kıyaslayın; elektrik, internet ve ısıtmanın her biri için aylık kabaca 30 Euro gibi düşün demişlerdi bana.

– Evin kaç metrekare olduğuna dikkat edin. Bazen resimlerde güzel görünse bile 15m2 bir evde yaşamayı tercih etmeyebilirsiniz. Ben 25m2’den küçük olanlara bakmadım içim daralır diye.

Bisiklet veya araba almayı düşünüyorsanız bunları koyacak yer sağlıyorlar mı ve ekstra bir ücreti var mı.

– Evde çamaşır makinesi var mı. Özellikle tek kişilik evler çok küçük olduğu için çamaşır makinesi çoğunda olmayabiliyor, bulaşık makinesini ise zaten unutun 🙂 Evde çamaşır makinesi yoksa apartmanın bodrumunda var mı (Waschmaschine im Keller olarak geçerse bodrumda var demek). Bu imkanı bile sağlamayıp çamaşırhaneye gitmenizi gerektiren evler var, çamaşır olayı sizin için önemliyse (benim için öyleydi) ilanlara dikkatli bakın.

İlan kısıtlı süreli mi, yani belli bir tarihte evden çıkmanızı isteyecekler mi. Ne zamandan itibaren müsait, minimum kaç ay kalmak gerekiyor.

Zor olanı başarır ve ilan sahiplerinden evi görmek için randevu alabilirseniz iş sözleşmenizi veya gelirinizi gösteren belgeler yanınızda olsun. Özenli giyinin ve tam saatinde randevu yerinde olun. Aynı anda başka kişilere de randevu verilmişse ve ‘rakipleriniz’ de aynı anda eve bakacaklarsa şaşırmayın, bana denk gelmedi ama toplu randevu veren ev sahipleri varmış.

yurt dışına yerleşmek

Birkaç küçük ekleme sonrası küçücük bir ev bile sempatik bir yaşam alanına çevrilebilir..

Benim nasıl ev bulduğuma gelince, yaşadığım sürecin genel şartları yansıtmadığını itiraf etmeliyim. Gitmeden birkaç gün önce randevu istemeye başladım ve günde 2-3 ev sahibinden randevu almayı başarıp çılgın gibi ev gezdim. Ama süreç güzel gitti ve yalnızca 4 gün içinde birkaç ev sahibinden evimi tutabilirsin diye teklif aldım. Yazdığım ilana da evini bana kiralamak isteyen ev sahiplerinden dönüşler geldi. İnsanlara bunu anlattığımda inanamadılar, normalde kimsenin seçme şansı olmuyormuş ve ilk kabul eden ev sahibinin (kabul eden ev sahibi bulmak aylar sürüyormuş) evini hayır duaları eşliğinde tutuyorlarmış.

Benim bu kadar çabuk bulmamda şans faktörünün yanı sıra Almanca bilmem çok etkili oldu; çünkü her ev sahibi Almanya’ya yeni geldiğimi öğrendikten sonra “Peki nasıl böyle Almanca konuşuyorsun?” diye sordu ve ben de lisede öğrendiğimi sonra geliştirmek için uğraştığımı filan anlatınca sempatik oldum 🙂 İki tanesi de Türkiye’yi çok seviyormuş Antalya’ya gelmişler mesela, onları da oradan yakaladım. Tabii iş sözleşmem de yanımdaydı her daim. IT alanında çalışmamın da etkisi var bence, Almanya’nın bilişim sektöründe çalışan insanlara çok ihtiyacı olduğu için, diğer bir deyişle bu işi yapan pek Alman olmadığı için yapana saygı duyuyorlar. Ana mesaj: “Ben düzgün ve eğitimli bir insanım, evine hem iyi bakacağım hem uzun süre kalacağım hem de kirayı öderken hiç zorlanmayacağım.”

Bu mesajı verebilmek için hangi yönlerinizi öne çıkarmanız gerektiğini düşünün. Sonrasında biraz şansınız yaver giderse ev sizindir.

yurt dışına yerleşmek

Evin girişinde portmanto olması benim için çok önemliydi.

Son olarak her sektörün baş belası dolandırıcılardan bahsedeyim. Forumlarda insanlar söylüyordu dolandırıcılar arttı dikkatli olun diye, ama bu işi nasıl yaptıklarıyla ilgili fikrim yoktu tabii. Bir tanesiyle muhatap olmak durumunda kalınca öğrendim.

Evinizi görmek istiyorum diye mesaj attığım ilanlardan biri için, pek alışık olmadığım şekilde uzun bir cevap geldi. Özetle; “Ben İsveçliyim eşim öldü ve çocuğumla tek yaşıyorum. Bu evin benim için manevi değeri çok büyük, o yüzden para konusundan ziyade kiracımın evime çok iyi bakıp kendi evi gibi sahiplenmesine önem veriyorum. Evi tutmak konusunda ciddiysen İsveç’ten uçak biletlerine bakıp geleceğim ve kontratı yaparız” diyordu. Evin resimlerine ve fiyatına tekrar baktım, süper. Ben de aynı şekilde samimi bir mesaj yazmaya çalıştım ve evine ne kadar iyi bakacağımdan bahsettim. Aklında soru işareti kalmasın diye iş sözleşmemi de maile ekledim ve baya mutlu şekilde ‘artık nasılsa buldum’ diye ev aramaya birkaç saatliğine ara verdim.

Münih

Münih

Mutluluğum uzun sürmedi ve o ev ilanını bulduğum web sitesinden bir güvenlik uyarısı emaili geldi 🙂 “Şu adreste evi olduğunu iddia eden kişiyle iletişime geçtiğinizi tespit ettik. Bu kişi dolandırıcıdır ve farklı isimlerle ilanlar vermektedir. Lütfen şahsın iletişim bilgilerini siliniz ve ilana itibar etmeyiniz.”

Poff şansa bak 🙁

Bir de ‘dolandırıcıları nasıl anlarsınız’ diye temel kriterleri eklemişler maile:

  • Yurt dışında yaşadıklarını veya o sırada şehir dışında olduklarını iddia ederler.
  • Sizden Western Union veya başka herhangi bir yöntemle para göndermenizi isterler.
  • Bozuk bir Almanca veya İngilizce kullanırlar, yazım hataları yaparlar.

Yani evet, benimki de para göndermemi istese çok bariz olurdu da daha o aşamaya gelememiştik. Farklı bir yerde bir şey yapmaya çalışınca neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyor insan, onun gönderdiği fazlaca kişisel bilgi içeren mail belki Almanya şartlarında normaldir diye düşünmüştüm ben.

Sonra benim dolandırıcıdan mail geldi, sadede gelmiş yavaştan. “Şimdi ben boşuna uçak bileti almış olmak istemem, gerçekten ciddi kiracı olduğundan emin olmalıyım” demiş ve uzun uzun anlatmış; ben bir transfer yöntemi ile bir kuruma para gönderecekmişim o da parayı görecekmiş ama para blokeli gibi olduğundan çekemezmiş, sadece böylece emin olacakmış filan. Çok da okuyup anlamaya çalışmadım zaten. Öncesinde iş sözleşmemi (maaşımı vs.) gönderdiğim için ‘pis sahtekar’ diye sövmeyeyim dedim ve sadece “Ben ev buldum sağ olun” yazarak olayı kapattım. Başka bir şey demedi cevap olarak.

Sonraki gün de İtalya’daki bir ‘ev sahibinden’ mail aldım. Artık tecrübeli olduğum için cevap vermedim tabii 🙂

little venice colmar

Ev bulma yükü üstümden kalkınca kafa rahat halde tatile çıktım. Colmar’daki Little Venice, Fransa.

Ben yurt dışında ev bulmak konusunu ‘şimdilik’ böylece kapattım. Sözleşme bir yıllık (sonrasında memnun kalırsak devam edeceğimiz şekilde) ve iki kira depozito verdim, bazen üç kira bedeli isteyenler de olabiliyormuş.

Belki merak etmişsinizdir, web sitesine ‘ev arıyorum’ diye verdiğim ilana gerçekten dönüşler oldu. Hatta baktım ev bulduktan sonra da devam ediyor, wg-gesucht sitesine özellikle tekrar girip ilanımı nasıl kaldırırım diye uğraştım.

Peki egzotik adalara gitmekten vazgeçip ev aramaya 2 hafta ayırdıktan sonra 4 günde bulunca ne oldu? Bir kere eşyalı evin temizliği daha zormuş, ‘acaba kim kullandı’ diye tiksinme içgüdüsüyle her şeyi defalarca silip dezenfekte ettim. Eh bir de ufak tefek eksiklerle uğraştım havlusu bezi derken çıktıkça çıkıyor, iki kez IKEA’dan ev alışverişi yaptım. Sonra kalan birkaç günümde de kendime moral olsun diye Fransa’nın Şarap Yolu olarak bilinen Alsace bölgesine kaçtım 🙂

fransa şarap yolu

Fransa Şarap Yolu, Almanya’da işe başlamadan önceki moral tatilim oldu.

Ve artık işe başladım bile.. Almanya’da iş hayatı hakkındaki izlenimlerimi paylaşacağım, Hayat ve Seyahat facebook sayfasını beğenerek takipte kalın.

(8819)

Yorum paylaş:

yorum yapılmış

This article has 5 comments

  1. evrim Reply

    Merhaba,

    Harika bir yazi olmus. Ben de istanbul’dan Sangay’a yerlestigimde ev cok ama cok onemli bir faktordu zorluklar arasinda ama sonucta herseye degiyor, simdi benim de ev sahibim kirama %50 zam yapmak istedigi icin tekrar ev arama durumuna gectim:) Yazdigim birkac makale burda Sangay icin
    http://whiletravelling.com/sangayda-bir-ev-ya-da-oda-kiralamak/
    http://whiletravelling.com/rent-apartment-room-shanghai-part2/
    Ikea beyaz dolabindan bende de var:) simdiden hayirli olsun, basarilar dilerim iletisimde kalmak dilegi ile sevgiler

    • Fatma Olcucu Reply

      Merhaba Evrim, tesekkür ederim. Seninki daha farkli bir kültür oldugu icin eminim daha da zordur, umarim kolayca bulursun. IKEA candir tabii, nereye gidersek gidelim 🙂 Sevgiler..

  2. Oyku Reply

    Merhabalar,

    Munih´e tasinali iki hafta olucak neredeyse ve henuz ev bulamayanlardanim ben de 🙁 Siz evi hangi siteden buldunuz acaba? cildirmak uzereyim, gelen maillerin cogu fake – dolandirici 🙁

    • Fatma Olcucu Reply

      Haklisiniz zor gercekten, benim hem sansim yaver gitti hem de Almanca biliyor olmam etkili oldu. immobilienscout’tan bulmustum, uygulamasini da indirin ise yariyor. Bol sans dilerim.

  3. Özden İhtiyar Yıldız Reply

    Yazılar gerçekten aydınlatıcı. Elinize sağlık!

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *