“Acaba yurt dışında yaşasam nasıl olurdu?”.. Bazılarınızın aklından zaman zaman böyle sorular geçiyordur eminim, bazılarınız ise benim gibi denemeyi kafaya koymuş ve hedefe çoktan kilitlenmiş olabilir :) Peki istediğiniz oldu ve gittiniz diyelim, yeni bir ülkede yaşamaya başlayınca neler yapmak gerekiyor merak ettiniz mi? Bu yazımda Almanya ve Münih üzerinden kendi tecrübelerimi paylaşıp yurt dışında ilk günlerin nasıl geçtiğini ve taşınmayı takip eden süreçte neler yapmak gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Başta Avrupa olmak üzere başka bir ülkeye yerleşecek olan veya yerleşmek isteyen arkadaşlara tecrübelerim faydalı olabilir diye düşünüyorum.

Yurt dışına yerleşir yerleşmez yapmam gereken ilk iş kalacak bir yer bulmaktı; çünkü hem belediyeye kaydımı yaptırmak ve artık o ülkede yaşadığımı ilgili resmi kurumlara bildirmiş olmak, hem de maaş alabilmek için ihtiyacım olan banka hesabını açabilmek için ev adresine ihtiyacım vardı. Ev tutarken bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken fazlaca konu var, bunları şu yazıda detaylı anlattım. Şimdilik yurt dışına taşınmak sonrası yapılacak ilk işin ev bulmak olduğunu bilelim.

yurt dışına yerleşmek

Türkiye’deki tası tarağı toplamış son pozum.

Bizdeki gibi kargo şirketleri ve her türlü belgeyi kargoyla imza karşılığı kişiye teslim etmek gibi bir mantık yok; evi tutunca verilen ev anahtarlarından bir tanesi de aşağıdaki kilitli posta kutusunun oluyor ve tüm belgeler posta ile bu kutuya bırakılıyor. Yani yerleşme ile ilgili işlemlere başlayabilmek için bir adet ev adresi ve bir adet posta kutusu şart :)

Evi tutar tutmaz, bulunduğunuz şehirdeki yabancılar dairesine gitmelisiniz. Bu kurumun nerede olduğunu ve orijinal ismini vize alırken konsolosluğa sorabilir veya internetten araştırabilirsiniz. Çalışma saatlerini ve randevuyla mı çalıştığını yoksa gidip sıra numarası alma mantığıyla mı işlediğini öğrenmeyi unutmayın. Münih için Kreisverwaltungsreferat (KVR) isimli devlet kurumuna ikamet kağıdımı (Meldebescheinigung) almaya gittim.  Bu kurum Ruppertstrasse 19 adresinde ve U3 metrosunun Poccistrasse durağında inilerek gidiliyor, giderken pasaport ve kira sözleşmesinin yanınızda olması gerekiyor.

almanya taşınma işlemleri

Her apartmanın girişinde bulunan kilitli posta kutuları ve üzerinde isminizin yazması çok önemli.

Gitmeden önce randevu almaya gerek yokmuş. Soyadımın başladığı harfin olduğu bölümden sıra numarası aldım, yarım saat kadar sonra sıra geldi ve görevliye giderek kaydımı yaptırdım. Kayıt yapılırken medeni haliniz, evliyseniz eşinizin sizinle yaşayıp yaşamadığı, çocuğunuz var mı ve hangi dine mensupsunuz gibi sorular soruluyor. Tüm bu kriterler kayıt sonrasında oluşturulacak ve çalıştığınız yerle paylaşmanız gereken vergi numarasıyla ilişkilendirilerek maaşınızdan kesilecek vergileri belirliyor. Örneğin evliyseniz ve eşiniz sizinle birlikte taşındığı halde çalışmıyorsa maaşınızdan daha az vergi kesiliyor. Din konusu da önemli, eğer Hristiyan değilseniz bunu kesinlikle söyleyin aksi takdirde her ay kilise vergisi kesilir maaşınızdan :)

Eğer iş yeriniz işe başlama evrakları arasında bizdeki adli sicil kaydına denk gelen certificate of good conduct veya Almancasıyla Führungszeugnis istiyorsa bu belgeyi de gelmişken görevliden isteyebilirsiniz. Ben unuttuğum için sonradan bir kez daha gittim :) Führungszeugnis için 13 Euro ödemek gerekiyor.

Kayıt bittiğinde verilen oturum kağıdını çok iyi saklamak gerekiyor, orada yaşamaya devam ettiğiniz sürece bu belge her an lazım olabilir. Eğer ilk gittiğinizde geçici bir yer buldunuz ve sonra taşındığınız için adresiniz değiştiyse yeniden aynı işlemi yapmanız gerekecek tabii. Vergi numarası ve eğer başvurduysanız sicil kaydı belgeleri oturum kağıdının aksine hemen verilmiyor ve posta ile sonradan geliyor, ne demiştik posta kutusu çok önemli. 

almanyaya taşınmak

Benim gibi kışın taşınırsanız tüm yerleşme işlemlerini karlar eşliğinde yapmanız gerekebilir.

Kayıt yaptırdıktan sonra Alman telefon hattı almak için sim kart satılan dükkanlardan birine gittim. Bana oturum kaydımın lazım olacağını söylemişlerdi, meğerse kontörlü hat (prepaid) alacağım için lazım değilmiş, faturalı isteyince lazım oluyor dediler. Biraz boşuna beklemiş oldum ama daha Türkiye’deyken ev aradığım ilanlara mecburen Türk hattımı verdiğim için ev konusunu netleştirmeden hat değiştirmek mantıksız olurdu zaten. Ben Congstar tercih ettim, en iyi internet orada dediler. Daha ucuz olanların internet bağlantıları şehir merkezinden uzak yerlerde sorun olabiliyormuş.

Ev bulduk, kayıt yaptırdık, telefon hattı aldık. Şimdi sırada banka hesabı açmak var. Bu konuda taktiksel bir hata yaptım; herkesin forumlarda mutlaka bu bankadan açtır dediği DKB bankasının ücretsiz banka hesabı için nasılsa daha maaş almaya vaktim var, banka hesabı şimdilik lazım değil diyerek acele etmedim. Almanya’da bankalar bizdeki gibi yıllık değil aylık hesap işletim ücreti alıyorlar, ücretler 2-6 Euro arasında. Bir de online bankalar varmış (herhangi bir şubesi olmayan) ve sadece onlar ücretsizmiş.

Ücretsiz hesap açabilmek için DKB online bankasının internetteki formlarını doldurdum bir referans numarası verdiler. Sonraki aşama kimlik doğrulamaymış ki bu adım oldukça komediydi. Webcam açarak karşıdaki görevliye pasaportu göstermek ve istediği alanları kameranın önüne denk getirerek okumasını sağlamak gerekiyor. Bir türlü yapamadım, 5 dakika kadar uğraştıktan sonra kadın bilgisayar yerine telefondan uygulama indirip uygulamadan aramamı söyledi, sanırım telefon kamerasının çözünürlüğü bilgisayarınkinden daha yüksek olduğu için daha net okunur diye. Yaptım, bu sefer ortasında bağlantı koptu filan sonuçta yarım saatten fazla uğraştım.

münih bmw müzesi

Bir aydır yerleşme işlemleri ve yeni iş derken hiçbir yere gidemedim. Neyse ki önceden gezmişim Münih’i. BMW Müzesi, 2014.

Kimlik doğrulamayı da başarılı geçtiğime göre birkaç güne hesabım açılır, IBAN numaramı ve bankamatik kartımı gönderirler diye düşündüm. Beklediğim gibi birkaç gün sonra posta kutumda bir zarf buldum, ama “Kusura bakmayın size hesap açamıyoruz” diyordu :) Yani müşteri olmak istedim ve beni reddettiler! Çok şaşırdım, kredi kartı değil bir riski yok, neden reddeder ki banka?

Bu olayları beklerken şirkete banka hesap numaramı vermem gereken gün geldi çattı, ücretsiz olan diğer online bankacılık ING DiBA’ya da başvurdum ama açılmasını bekleyecek kadar vaktim yoktu. Ben de paşa paşa Münchner Bank diye bir bankanın şubesine gittim ve aylık 2.5 Euro ücret karşılığı hesap açtırmak durumunda kaldım. O da bankanın online hizmetlerini kullanacağım için, yoksa aylık 5.5 Euroymuş. En kötüsü de, hesap açtırmak için 50 Euro depozito gibi bir şey ödemek gerekiyormuş çünkü bir yere üye yapıyorlarmış. Ben bu üyeliği istemiyorum diyince 50 Euro’nu geri alıyormuşsun, ama bir yıl sonra! Mecburen hepsini yaptım, umarım bir yıl sonra gerçekten o para geri gelir. En baştan yapmam gereken ise, nasılsa ücretsiz diye DKB ve ING DiBA’ya aynı anda başvurmaktı, o zaman birini beklerken geç kalmayacaktım. Ama dediğim gibi ‘reddedilme’ diye bir ihtimali hiç hesaba katmamıştım. ING DiBA’dan memnunum ve tamamen ücretsiz, Almanya’ya yerleşenler hesap açtırabilir. Hesap açma işlemine başlamak için tıklayın.

Münih nymphenburg sarayı

Münih Nymphenburg Sarayı

Banka konusunu da hallettik sayılır. En az banka kadar karmaşık olan bir diğer konu ise sağlık sigortası. Türkiye’deki bir şirkette işe başlayınca “otomatik olarak anlaşmalı banka ve sigorta şirketinden her şeyin yapılması” şeklinde işleyen sistemi baya aradığımı itiraf etmeliyim; çünkü Almanya’da her şeyi sürekli ben seçmek zorunda kaldım ve elbette hangisinin daha iyi olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.

Sağlık sigortasında devlet ve özel sigortalar varmış, ben devlet olan sigortayı uzun süre özel zannettim; çünkü bizdeki X Sigorta, Y Sigorta gibi bir sürü farklı firma var nasıl devlet oluyor henüz çözemedim. Özel sigortaya üye olabilmek için yıllık brüt maaşın belli bir tutarın üzerinde olması gerekiyormuş. Çok kurcalamadan şirketteki insanlara hangi sigortaya üye olduklarını sordum ve tamamen sürü psikolojisiyle, çoğunluğun kullandığı Tekniker Krankenkasse devlet sigortasına internetten başvurdum. Sonra posta ile üyelik numarasının yazdığı kağıt gönderiyorlar ve bunu şirkete vermek gerekiyormuş. Sigorta primlerinin yarısı maaşımdan kesilecek, diğer yarısını ise şirket ödeyecekmiş. Sağlık hizmetlerini kullanınca bu konudaki tecrübelerimi ayrıca yazarım, insanlar genelde hastanelerin iyi olduğunu söylüyorlar.

Son işimiz Türk konsolosluğuna gidip adres beyanında bulunmak, yani ‘Ben artık burada yaşıyorum’ demek. Bunu nedense zaten başvuru yaptığımız Almanya iletemiyor ve bizim ayrıca yapmamız gerekiyor. Sonuçta e-devlet üzerinden giriş yaptığınızda adresiniz Almanya görünüyor, yoksa Genel Sağlık Sigortası borcu çıkıyormuş, ayrıca oy kullanma gibi işlemlerde de sorun olur. Yerleştikten 21 gün içinde yapılmazsa cezası varmış, bir an önce yapmak lazım. Posta göndererek yapılabiliyormuş ben randevu alıp şahsen gittim. Benim gibi şahsen gitmek isteyenler konsolosluk.gov.tr adresinden ilgili konsolosluğu seçin ve sonra Nüfus işlemlerine basın. Randevu al butonundan randevunuzu alın. İkamet belgesi (Meldebescheinigung) ve nüfus cüzdanınız yanınızda olsun. İşlem bittikten sonra e-devlet üzerinden adresiniz değişmiş mi diye kontrol edin.

münih marienplatz

Fasching denilen kostümlü festivali fırsat bilip bir kez Marienplatz’a gidebildim.

İlk ay böylece yerleşmekle ve eksikleri tamamlamakla geçti, gidilen yerde yaşayan insanlarla irtibata geçmek hem süreci hızlandırmak hem de bilmemekten kaynaklı yanlış yapıp pişman olmamak için çok önemli. Ben Couchsurfing ve Internations sitelerindeki forumlardan okudum en çok.

İki tane ‘iyi ki’ dediğim konu var. Birincisi, iyi ki kışın taşınmışım. Zaten kısa olan güneşli ve sıcak günleri bu koşturmacalardan dolayı kaçırsam üzülürdüm. İkincisi ise, iyi ki Münih’e daha önceden turist olarak (hem de 3 kez) gelmişim; çünkü şehrin merkezi olduğu için turist olsam ilk geleceğim yer olan Marienplatz’e bile yalnızca bir kez gidebildim. Önümüzdeki aylarda düzenim oturunca Münih’te yaşamanın keyfini sürebileceğim umarım. Şimdilik bu yerleşme durumları dışında bir de işe adapte olmaya uğraşıyorum.

Tecrübelerimi ve öğrendiklerimi paylaşmaya devam edeceğim, haberdar olmak için Hayat ve Seyahat‘ı sosyal medyada takip edin ;)

Facebook: Hayat ve Seyahat

Instagram: hayatveseyahat

Twitter: hayatveseyahat

Yorum paylaş:

yorum yapılmış

This article has 3 comments

  1. filiz Reply

    Merhaba, yazılarınızı beğeniyle izliyorum, elinize sağlık! Yeni şehrinizde ve işinizde başarılar dilerim. Umarım Münih’te çok mutlu olursunuz :)
    Ben de yedi yıldır Londra’da yaşıyorum.İngiltere’ye ilk öğrenci olarak gelmiştim. HSBC yabancı öğrencilere hesap açıyordu, ama ücretli hesap. Ücretli hesap açtırıp aynı anda ücretsiz hesap açabildiğim bankaya başvurup onlar benim hesabımı açınca ücretli hesabımı hemen kapattırmıştım. Siz de öyle yapabilirsiniz :) Kapatmamak için diretmişlerdi, ben de o ücret ödediğim ekstra hizmetlerinizi istemiyorum, bana sadece basit bir banka hesabı lazım, siz de yabancı öğrenci olduğum için o hizmeti bedavaya vermiyorsunuz, başka bir banka veriyor, kapatın diye ısrar edince kapatmışlardı :) Gerekirse ısrarcı olmanızı tavsiye ederim.

    Londra’dan sevgiler,

    • Fatma Olcucu Reply

      Merhaba, cok tesekkür ederim :) Ben de ücretsiz hesabimin acilmasini bekliyorum, sonrasinda digerini kapatmakla ugrasacagim bakalim basarabilecek miyim. Dediginiz gibi direnecegim artik olmazsa :) Sevgiler..

Leave a Reply to Fatma Olcucu Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>