Bu yazıda Birleşik Krallıkİngiltere ve Londra hakkında temel bilgiler verip Londra’da yaşam, Londra hava durumu, İngiltere vizesi, Londra otelleri gibi detaylardan bahsedeceğim. Gezilecek yerlerin rotalı listesi için LONDRA GEZİLECEK YERLER yazımı okuyabilirsiniz.

Londra, İngiltere’nin başkentidir. İngiltere ise, Birleşik Krallık (United Kingdom) denilen birliği meydana getiren dört ülkeden en büyük olanıdır (Diğer üçü: İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda). Londra aynı zamanda Birleşik Krallık’ın da başkenti kabul edilir.

Londra'nın simgelerinden biri: Big Ben Saat Kulesi

Londra’nın simgelerinden biri: Big Ben Saat Kulesi

Birleşik Krallık nüfusunun %80’inden fazlası İngiltere’de yaşar. İngiltere’nin nüfusu 55 milyon ve başkent Londra’nın nüfusu 8 milyon civarındadır.

İngiltere’nin yönetim şekli parlamenter demokrasidir. Başbakan önderliğindeki hükümet tarafından kararlar alındığı halde, sembolik şekilde devlet başkanı olarak varlığını sürdüren kraliçe ve kraliyet ailesi (royal family) bulunur.

İngilizceniz çok iyi olsa bile, kuvvetli İngiliz aksanına sahip kişileri anlamakta zorlanabilirsiniz, moralinizi bozmayın. Temel kural; a harfi a olarak kalır, alışık olduğumuz gibi e diye okunmaz. Mesela; “yapabilmek” anlamında kullanılan “can” kelimesi “ken” olarak değil “kan” olarak telaffuz edilir. İngiliz aksanına hayran insanlar çokça bulunur, zevk meselesi.

Saati Türkiye’den 2 saat geride. Şehrin birçok yerinden görülebilen nehrin ismi Thames Nehri. Uluslararası telefon kodu 0044.

İngiltere Vizesi

İngiltere, Avrupa Birliği’nde olduğu halde Schengen Anlaşması’na dahil değil. Bu nedenle İngiltere’ye giriş yapmak için Birleşik Krallık (United Kingdom) vizesi almalısınız, Schengen vizesiyle giriş yapılmıyor. Vizenin güzel yanı, Schengen vizesi gibi “acaba ne kadarlık çıkacak” sürprizleri yok, ne kadarlık istediğinize kendiniz karar verip ona göre vize ücreti ödeyerek başvuru yapıyorsunuz. 6 ay, 2 yıl, 5 yıl ve 10 yıllık çeşitleri var. İlk defa başvuruyorsanız 6 aylık başvurmanız daha garantili olur, sonrasında isterseniz 2 yıl veya 5 yıla geçersiniz.

Londra'da, 8 milyonluk kalabalık bir şehirden beklenmeyecek büyüklük ve güzellikte parklar bulunuyor.

Londra’da, 8 milyonluk kalabalık bir şehirden beklenmeyecek büyüklük ve güzellikte parklar bulunuyor.

Vize formu web sitesinden online doldurulup başvuru yapılıyor ve randevu alınıyor. Sonra randevu saatinde gidip evrakları elden teslim etmek gerekiyor. Vize ücretleri ilginç bir şekilde Amerikan doları üzerinden hesaplanıyor ve biraz pahalı, 6 aylık vizenin 140 dolar civarında ücreti var.

Şuradan adım adım seçim yaparak ilerleyebiliyorsunuz ve ona göre vizeye ihtiyacınız var mı ve varsa hangi tür vize olmalı konusunda yönlendiriyor. Önce bunu öğrenin.

Ne vizesine ihtiyaç olduğunu öğrendikten sonra başvuruya geçilebilir. Başvurular Teleperformance firmasına yapılıyor. Sitesine kayıt olarak ve başvuru yapacağınız şehri seçerek başlayabilirsiniz. Burada. İstanbul için Mecidiyeköy Profilo AVM’nin içinde ofisleri var.

Ben iki başvurumda da daha bir hafta dolmadan “İşleminiz tamam, pasaportunuz kargoya verildi” SMS’ini aldım ve hiçbir sıkıntı yaşamadım. (Siz yine ne olur ne olmaz diye 2 – 3 hafta önceden başvurunuzu yapın ama elinizde olmayan sebeplerden dolayı başvuruda çok geç kaldıysanız bile hala bir umudunuz olabilir.)

Birleşik Krallık vizesini, diğer Birleşik Krallık ülkelerinde ve hatta bazı şartlar altında İrlanda’ya girerken bile kullanabilirsiniz. Dublin yazımda bahsetmiştim, bakınız: DUBLİN GEZİ REHBERİ

Ne Zaman Gidilir – Ne Kadar Kalınır – Hava Durumu

Paris’ten sonra Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ikinci başkenti olduğunu düşününce, Londra’nın her zaman çok turistik bir şehir olduğunu söyleyebiliriz. Fakat tercih şansımız varsa, hava şartlarını göz önünde bulundurarak plan yapmak mantıklı olacaktır.

Soğuğu dert etmem derseniz yılbaşına yakın bir tarihte gidip şehrin süslü halini görün, seveceksiniz.

Soğuğu dert etmem derseniz yılbaşına yakın bir tarihte gidip şehrin süslü halini görün, seveceksiniz.

İngiltere’nin hava durumu hakkında az çok bir şeyler duymuşsunuzdur ve duyduklarınızın çoğu doğru :) Havası genelde kapalı ve yağışlı, bu nedenle sıcaklık ortalamalarının 22 derece civarında olduğu yaz aylarında gitmek iyi bir tercih olabilir. Zaten güneş çıktığında bile biz üşümeye devam ediyoruz ama İngilizler hemen şortlara ve parmak arası terliklere geçiyorlar. Onlar öyle yapsın siz bildiğinizden şaşmayın; yazın bile gitseniz hırkanız ve şemsiyenizi eksik etmeyin.

Eğer kışın gidecekseniz, Kasım ortasından yılbaşına kadar olan dönemde gitmenizi tavsiye ederim, böylece yılbaşı pazarlarını ve eğlence alanlarını (Christmas Market) gezerek çok güzel vakit geçirebilir, yılbaşına hazırlanan süslü ve parıltılı Londra’yı çok sevebilirsiniz. Sıcaklık büyük ihtimalle 2 – 5 derece arasında olacak ama içki ve dansla ısınırsınız, Londralılar öyle yapıyorlar :)

İstanbul’dan direkt uçuş 4 saat civarı sürüyor. Gitmişken en az 4 -5 gün, ideal durumda ise bir hafta kalın bence. Gezilip görülecek, yapılacak çok şey var. Ben iki ay Londra’da yaşadım ve sonra defalarca gittim, yine de her gittiğimde yapacak yeni şeyler oluyor.

Garip Şeyler

İngiltere, çok güçlü ve gelişmiş bir uygarlık olduğundan, her türlü sistemi kurarken dünyanın geri kalanından farklı olmaya ayrı bir çaba sarfetmiş gibi görünüyor. Londra’ya gittiğinizde maalesef bu duruma alışmakta zorluk çekebilirsiniz.

DSC04106

Yılbaşı çadırlarında müzik ve içkiyle ısınmak mümkün.

En önemlisi trafik. İngiltere’de trafik soldan akıyor. Önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa bakıp karşıya geçmek burada artık geçerli değil, tam tersini yapmalısınız. Kafanız karışırsa karşıya geçmeden önce yere bakın, genelde yaya geçitlerinde Left (Sol) veya Right (Sağ) olarak trafiğin ne taraftan geldiğini belirtmeye çalışmışlar.

İkinci önemli konu, prizler. İngiltere’de prizler bizim bildiğimiz gibi iki girişli değil. Onların prizlerine uyması için converter (çevirici veya dönüştürücü diyebiliriz) diye bir alet kullanmak gerekiyor. Öncelikle otelinize sorup ödünç istemeyi deneyebilir veya herhangi bir yerden satın alabilirsiniz (Resmen gelir kapısı yaratmışlar). İmkanınız olursa Türkiye’den alın, malum orada her şey daha pahalı olacak.

Ünlülerin balmumu müzesi Madame Tussauds'ta Beckham çiftiyle poz verdim :)

Ünlülerin balmumu müzesi Madame Tussauds’ta Beckham çiftiyle poz verdim :)

Başka bir konu da para birimi. İngiltere bu, elbette(!) diğer ülkelerin kullandığı para olan Euro’yu kullanamaz. Para birimi Pound (Sterlin de deniyor ama pound daha yaygın kullanılıyor) ve bizdeki kuruşların oradaki adı Penny (100 Penny = 1 Pound). Pound ne yazık ki TL’ye göre baya güçlü bir para birimi ve Londra’daki harcamalarınızı TL’ye çevirerek hesaplarsanız moraliniz bozulabilir. Türkiye’den pound alarak gitseniz iyi olur, vardığınızda TL kabul eden döviz bürosu bulmak zor olabilir. Güncel kuru öğrenmek için şuraya bakabilirsiniz.

Ölçü birimleri de tuhaf. Litre yerine ons veya pint, kilogram yerine pound (para birimi aynı zamanda ağırlık biriminin adı, kafalar karışmış olabilir :) ) kilometre yerine mil, metre yerine inç filan duyabilirsiniz. Hatta sıcaklık bile bazen Celsius (C) değil Fahrenheit (F) orada. Yani bir İngiliz gelip “Bugün hava 68 derece” derse şaşırmayın, Fahrenheit biriminden bahsediyor ve bizim bildiğimiz 20 derece oluyor aslında :)

Merak edenler için birkaç oran şöyle; 1 inç =2,54 cm | 1 mil = 1,609 km | 1 pound = 454 gr

KONAKLAMA – Londra’da Nerede Kalınır – Londra Otelleri

Zone 1 şehrin en merkezi bölgesi olduğundan, tahmin edersiniz ki burada 5 yıldızlı ve süper lüks otellerden bolca bulunuyor. Nispeten daha uygun fiyatlı konaklama imkanları da bulabilirsiniz. Paddington, Victoria ve King’s Cross başta olmak üzere, birinci bölgenin hem dışa (ikinci zone’a) yakın hem de ulaşım ağı sayesinde çok merkezi olan yerlerini iyice araştırmanızı tavsiye ederim.

Zone 1'deki ulaşım ağı güçlü yerlerden biri olan Paddington, meşhur Hyde Park'a oldukça yakın.

Zone 1’deki ulaşım ağı güçlü yerlerden biri olan Paddington, meşhur Hyde Park’a oldukça yakın.

Zone 2 de orta bütçeler için uygun olabilir. Burası için benim tavsiyem, Hammersmith tarafını öncelikle araştırın. Cafe-restoranlarıyla canlı bir bölge olan Shoreditch tarafı da olabilir. Öncelikli amacımız metroya yakın olmak, sonrası zaten kolay.

Çok çok kısıtlı bir bütçeniz olması gibi bir durum hariç, ikinci zone’dan daha ileride kalmanızı önermiyorum. Hem yolda vakit kaybedeceksiniz, hem ulaşım için daha çok para ödeyeceksiniz, hem de Londra’nın güzel ve parıltılı hayatı yerine göçmenlerin yoksul hayatını görme ihtimaliniz artmış olacak. Benim iki ay boyunca kaldığım Zone 3’teki evimde (şehrin doğusundaydı – East London olarak geçiyor) yaşadığım tecrübe bu şekildeydi ve biraz daha bütçe ayırabilip Zone 2’de kalmayı baya tercih ederdim.

Londra’daki konaklama seçeneklerini görmek ve rezervasyon yapmak için tıklayın.

Pahalı bir şehir olduğu için, diğer gittiğiniz yerlerde ev kiralamayı tercih ediyorsanız burada aynı ücretle o evin yalnızca bir odasını kiralayabileceksiniz. Oda kiralamak çok yaygın bir konaklama şekli; yalnızca öğrenciler değil genç çalışan insanlar da merkezdeki yerlerde yaşayabilmek için bu yöntemi tercih ediyorlar. Airbnb‘yi kontrol edebilirsiniz. Benim Londra’ya gidene kadar hiç duymadığım Gumtree de yaygın olarak kullanılıyor.

Thames Nehri kıyısındaki Westminster ve Embankment gibi merkezi yerlerde uygun bir konaklama fırsatı bulursanız kaçırmayın.

Thames Nehri kıyısındaki Westminster ve Embankment gibi merkezi yerlerde uygun bir konaklama fırsatı bulursanız kaçırmayın.

Öğrenci olarak gidecekseniz aile yanında konaklamayı tercih edebilirsiniz. Fakat; “İngiliz bir ailenin yanında kalırım ve İngiliz aksanıyla dilimi geliştiririm” gibi bir hayale kapılmayın, yanında kaldığınız aile çok büyük ihtimalle Hindistan – Pakistanlı veya Afrika kökenli olacak.

Eğer otelde veya hostelde kalacaksanız, isterseniz 3 – 4 yıldızlı bir otel tutun ve kendinizce hatırı sayılır bir parayı gözden çıkarmış olun, kaldığınız odanın küçüklüğüne inanamayacaksınız. Odalar gerçekten inanılmaz küçük, ben her seferinde şaşırıp sinirlenmiştim. Yatağın yanına valizinizi koyup açınca kapağını yere kadar indiremiyorsunuz ve duvara çarpıyor, öyle düşünün :)

EKSTRA BİLGİLER

İngiltere’den konuşulurken bazen İngiltere, bazen Britanya, bazen Büyük Britanya, bazen de Birleşik Krallık dendiğini duymuşsunuzdur ve hatta siz de aynı şey olduklarını düşünüp değiştirerek kullanıyor olabilirsiniz. Arada farklar var, bahsedelim.

Arkamda yol boyunca gördükleriniz İngiltere değil, Birleşik Krallık (United Kingdom) bayrağı oluyor.

Arkamda yol boyunca gördükleriniz İngiltere değil, Birleşik Krallık (United Kingdom) bayrağı oluyor.

İngiltere, Londra’nın başkent olduğu tek başına bir ülke. Britanya, İngiltere ve Galler’in toplamı. Büyük Britanya diyince onlara bir de İskoçya katılıyor. Birleşik Krallık diyince birisi daha geliyor, Kuzey İrlanda. (İrlanda’nın kuzeyde olmayanı ayrı bir ülke, o hiçbir yerde bu birliklere dahil değil. Detaylarını yazmıştım, bakınız: DUBLİN GEZİ REHBERİ)

Yani; Birleşik Krallık > Büyük Britanya > Britanya > İngiltere şeklinde bahsettiğimiz alanı daraltabiliriz.

Peki, İngiltere bayrağı nasıl? İngiltere’nin kendi bayrağı beyaz zemin üzerine kırmızı artı şeklindedir. Londra’da her yerde göreceğiniz ve İngiliz bayrağı olduğunu düşündürten mavi-kırmızı-beyaz bayrak, aslında Birleşik Krallık bayrağı ve ismi Union Jack. Ortasındaki kalın artı, İngiltere’yi temsil ediyor (Kendi bayrağında olduğu gibi). Çapraz geçen iki çizgi ise İskoçya ve Kuzey İrlanda’yı anlatıyor. Birleşik Krallık’ın diğer üyesi olan Galler, prenslikle yönetildiği için bu bayrakta yer almamış.

Bir de bu ülkelerin vatandaşı olan insanları nasıl adlandıracağımız konusu var, İngiliz diyip geçerseniz bozulabilirler :) Kuzey İrlandalılar her türlü Irish (İrlandalı), onları bir kenara koyalım. Diğer üçüne toplamda British (Britanyalı) diyebiliriz. Daha küçük gruplara ayırmak istersek de; English (İngiliz), Scottish (İskoçyalı) ve Welsh (Gallerli) şeklinde sınıflandırmak doğru olacaktır.

Yorum paylaş:

yorum yapılmış

This article has 6 comments

  1. Münevver Reply

    Gerçekten ülkeyi özetleyen ve seyahat etmek isteyene çıkış noktası sağlayan güzel bir yazı olmuş! Eline sağlık! Özellikle ülkenin ismi ve bayrağıyla ilgili detaylardan etkilendim şimdiye kadar nasıl farkına varmamışım?!

    sevgiler,
    münevver

    • Fatma Olcucu Reply

      Selam Münevver, beğendiğine ve faydalı olduğunu düşünmene çok sevindim. Londra gece hayatı ve yeme-içme konularını anlatan yazılar üstünde çalışıyorum, yakında onları da ekleyeceğim takipte kal :)
      Sevgiler..

  2. Pervin Yeşiloğlu Reply

    Uzun zamandır bakındığım Londrayla ve seyehatle ilgili her şey bir arada vaktiniz ve emeğiniz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Takipteyim:). Sevgilerle.

  3. Ahmet Kapçı Reply

    Merhaba ‘lar
    Engin bilgi ve muhteşem özellikleri içinde barındıran Londra’da ingilizce eğitimi’ mi geliştirmek için web sitelerini kurcalıyordum bu siteye rastladığım için şanslıyım galiba emeğinize teşekkür ediyorum yüreğinize sağlık

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>