
Almanya’ya gitmeye karar verdiniz veya eş durumundan Almanya’ya geldiniz bile ve artık çalışmak istiyorsunuz, hatta iş başvurularına da başladınız. Peki Almanya’da iş başvurusu yaparken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız bütün çabalarınız boşuna olabilir ve zaman geçtikçe ümitsizliğiniz artabilir, o yüzden bu yazıda size hem Almanya’da iş aramış hem de sonradan iş ilanı verip gelen başvuruları incelemiş yani başvuru sürecinin her iki tarafını da bilerek tavsiyelerde bulunacağız.
Ön Bilgiler
Neden ‘bulunacağız’ şeklinde çoğul kullandım, çünkü bu yazıyı sizin için eşim hazırladı. Ben Almanya’da en çok ihtiyaç duyulan meslekler arasında olan IT (Bilişim/Yazılım) alanında çalıştığım için Almanya’daki yeni iş arayışımda onunki kadar özenli bir süreçten geçmedim, o yüzden iş başvurusu konusunda uzman o 🙂 Benim Almanya’daki ikinci işimi bulmak için nasıl bir süreçten geçtiğimi ALMANYA’DA YENİ İŞ ARAMA SÜRECİM VE SONUÇ yazımdan okuyabilirsiniz.
Başvuru aşamasına geçmeden önce iş arama sitelerindeki profillerinizi ve özgeçmişinizi güncellemek gibi en başta yapmanız gereken başka şeyler de var tabii. Henüz o aşamadaysanız YURT DIŞINDA İŞ NASIL BULUNUR? ve YURT DIŞINDA İŞ BULMAK İÇİN CV’NİZ NASIL OLMALI? yazılarımdan başlamanız faydalı olabilir.
Almanya’da iş başvurusu yaparken dikkat edilmesi gerekenler ve Almanya’da kolay iş bulmak konularında size yardımcı olacak videomuzu kaçırmayın, aşağıya ekledim:
Ön bilgileri verdiğime göre sözü eşime bırakıyorum.
…
Rakamlarla Almanya’da İş Başvurusu Tecrübelerim
Almanya’da aktif iş arayarak geçirdiğim 9 ay içerisinde Almanya genelinde 41 ayrı şehirde, 231 farklı firmada, stajyerlikten direktörlüğe farklı seviyelerde toplam 347 başvuru yaptım. Bu 347 başvurunun 98’inden hiçbir cevap gelmedi, 199’u görüşme aşamasına dahi geçmeden reddedildi. Mülakat aşamasına ise tam 50 kere girdim ve bunlardan 46’sı Almancaydı.
Şimdi bu sayıları yazarken ne kadar yıpratıcı ama bir o kadar da tecrübe ve öğrenim dolu bir 9 ay olduğunu tekrar fark ettim.
Tecrübe oluyordu çünkü her reddedilişin ardından neleri daha iyi yapabilirim diye düşünüyordum hep. Gitgide kendimi geliştiriyor bazen de çok ümidim olmadığı başvuru ve mülakatlarda çılgınca şeyler deniyordum. Her yeni mülakat bir öncekinin telafisi, bir sonrakinin de provası oluyordu benim için.
Zorlu bir yolculuğun sonunda 50. mülakatımda imzayı attım ve şu anki şirketimde neredeyse iki senedir satış ve pazarlama direktörü olarak çalışıyorum.
Bu süre içinde başvuru nasıl yapılır ve mülakatlarda dikkat edilmesi gerekenler nelerdir gibi konularda epey tecrübe biriktirdim. Şimdi mevcut işim gereği masanın diğer tarafında oturan biri olduğum ve işe alımları direkt yönettiğim için tüm bu tecrübelerim doğrultusunda bazı tavsiyelerde bulunmak ve aklınıza gelebilecek soruları yanıtlamak istedim. İşte size Almanya’da iş başvurusu yaparken nelere dikkat etmek gerekir sorusuna cevap olabilecek 10 adet tavsiye:
1. Almanya’da İş Başvurusu: Net hedefleriniz olsun
Sadece iş başvurusu için değil hayatınızla ilgili net hedefleriniz ve alternatif planlarınız olmalı her zaman. Örneğin benim Almanya’ya gelirkenki planım ve hedeflerim kafamda çok netti: Bir sene boyunca Almanca öğrenmek için elimden geleni yapacak, bu sürede part-time işlerde çalışacaktım. Sonrasında da iş aramaya başlayacaktım. Fakat sonuç ne olursa olsun iş bulamasam dahi öğrencilik mesleğim olan tenis antrenörlüğüne devam edecek ama yine de Almanya’da kalacaktım. Almanya’ya ilk geldiğimde bu süreçte neler yaptığımı merak edenler YENİ HAYATA ADAPTE OLMAK yazıma göz atabilirler.
Yani hedeflerim ve hedeflerime ulaşmak için çizdiğim zaman planım kafamda çok netti. İşte başvuru yaparken de bu şekilde net olmalı kafanız. Hangi sektörde çalışmayı hedefliyorsunuz, hangi pozisyon sizin için daha uygun, hayalinizdeki şirket ve pozisyona ulaşmak için yapmanız gerekenler neler ve bunları nasıl yapacaksınız? İşler istediğiniz gibi gitmezse alternatif olarak neyi düşünebilirsiniz?
Başvurulara başlamadan önce bu temel soruları kendinize sorup alternatifleri ve olumsuz senaryoları da içeren bir planınız olmalı. Benim örneğime bakarsak hedefim Almanya’da kalmakmış, başkası için hedef çok para kazanmak veya kariyerinde yükselmek olabilir ve böyle bir fırsatı Almanya yerine Türkiye’de görmesi durumunda Türkiye’ye geri dönmeyi düşünebilir. Ben ise hedefim doğrultusunda mesleğimi yapamasam bile alternatif olarak Almanya’da tenis antrenörlüğünü düşünmüşüm ve olumsuz senaryoda bile Türkiye’ye geri dönmeyi plan dışında bırakmışım.
2. Almanya’da İş Başvurusu: Kendinize uygun başvurular yapın
Türkiye’de mimarlık, tıp, bilgisayar mühendisliği, hukuk gibi çok spesifik bölümler dışındaki bölümler genelde “ne iş olsa yapar” sınıfına giriyor bana göre. Örneğin ben gıda mühendisliği okudum ancak hiç laboratuvar veya fabrikada çalışıp asıl mesleğimi yapmadım. Satış ve pazarlama alanları bana daha uygun geldi ve bu alana yöneldim. Fakat benimle aynı işi yapan endüstri, elektronik, kimya mühendisliği ve işletme gibi farklı bölümler bitirmiş arkadaşlarm da oldu. Yani Türkiye’de iyi bir üniversiteyi bitirdiyseniz ve/veya kendinizi iyi yetiştirdiyseniz okuduğunuz bölümle ilgili olsun olmasın bir yerlere girme ihtimaliniz yüksek. Fakat Almanya’da durum böyle değil.
Örneğin üniversite mezunuyum ne iş olsa yaparım diyerek bir şirkette büro elemanı olarak işe giremezsiniz. Aynı şekilde bir markette kasiyer veya kuaförde manikürcü olamazsınız. İşin içeriği sizin için çok basit bile olsa bu işlere girme ihtimaliniz çok düşük. Çünkü Almanya’da her işin okulu var ve ancak o meslekle ilgili okulu okuduysanız bir şansınız oluyor (istisnalar elbette vardır, genel prensipleri aktarıyorum). Evet aklınıza gelen her işin okulu var. Kafanıza esti diye bir güzellik salonunda manikürcü olmak isterseniz o işin eğitimini almış ve yeterlilik belgesine sahip olmanız gerekiyor.
Burada biraz eğitim sistemine girmek gerekecek. Almanya’da lisede derslerdeki başarınıza ve üniversite okuma niyetinize göre geleceğiniz şekillendiriliyor. Üniversiteye devam edecekler farklı bir lise tipine(Gymnasium), daha fazla okumak istemeyenler veya derslerle araları çok çok iyi olmayanlar ise başka lise tiplerine (Hauptschule veya Realschule) devam ediyor. Bu fazla okumak istemeyenler lise sonrası meslek gruplarına yönlendiriliyor. Yani bir nevi meslek yüksekokuluna.
İşin açıkçası devlet de öğretmenler de meslek eğitimlerini teşvik ediyor. Çünkü Almanya’da özellikle servis sektöründe yetişmiş eleman açığı çok yüksek ve şartları da hiç fena değil. Bu sebeple sizin “şuna bir başvurayım, benim gibi üniversite mezununu bulmuşlar kesin alırlar” diye düşündüğünüz büro elemanı ilanına “Bürokaufmann/frau” eğitimi almış ve bunun stajını yapmış(!) adaylar çoktan başvurmuş ve sizden birkaç adım öne geçmişlerdir bile.
Bu doğrultuda özgeçmişiniz, eğitiminiz ve CV’nize uygun olmayan ilanlara başvurmak %90 zaman kaybı olacaktır sizin için.
3. Almanya’da İş Başvurusu: İlanda nasıl istenmişse o şekilde başvurun
Bu hatayı ben de çok yaptım itiraf ediyorum. Çünkü ardı ardına başvuru yapmak oldukça yıpratıcı bir şey. Tekrar tekrar online formları doldurmak, her şirkete uygun ön yazı yazmak ve cvde ufak tefek değişiklikler yapmak bir yerden sonra insana “lanet olsun, yapmıyorum işte” dedirten bir süreç. Fakat sizin bu şekilde düşünüp bıkkın ve kızgın olduğunuz için gereklilikleri yerine getirmemeniz karşı tarafın hiç haberinin ve bir o kadar da umrunun olmadığı bir durum. Yani tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Bu şekilde davranmakla derhal elenmenizi garantilemiş olacaksınız bilesiniz.
Söylediğim gibi yaptığım 347 başvurunun içinde onlarcası bu şekildeydi eminim. Bana uygun bir ilan görüp heyecanlanıp başvur linkine tıkladığımda yeni bir “login” sayfası açılınca sinirden deliye dönerdim. Doldurulması gereken onlarca soru, başvurunun ortasında kopan linkler ve baştan başlayan süreçler insanı ne kadar yıpratıyor en iyi bilenlerden birisi olabilirim. Fakat dediğim gibi bu süreçte ne kadar yıprandığınız o ilanı veren firmanın hiç umrunda değil. Her bir firma kendisi için bu zahmete girecek özveride ve söylenen işi söylendiği şekilde yapacak disiplinde adaylar arıyor.
Bu sebeple eğer ilanda ‘xxx linkindeki formu doldurun’ diyorsa doldurun, ‘xxx adresine mail atın’ diyorlarsa mail atın, ön yazı yazın diyorlarsa yazın, pdf formatında gönderin diyorlarsa öyle gönderin, yani neyi nasıl istiyorlarsa sadece onu yapın. Ben bildiğim gibi, kolayıma geldiği gibi başvuruyu yapayım cvmi görünce belki etkilenirler ve ararlar diye düşünmeyin, çünkü aramıyorlar.

Her ilanda bu tür cümleler olur ve çoğumuz okumadan geçeriz ya, işte o kısmı okuyun ve istendiği şekilde başvurun.
Bu şekilde düşünüp başvurduğum hiçbir yerden dönüş almadım. Bugün ise artık işe alacak taraf olarak açtığım ilanlara başvuranları aynı gözle değerlendiriyor ve neden dönüş alamadığımı çok daha iyi anlıyorum. Çünkü ilanı veren olarak ileride çalışacağınız birine çok basit bir ilk görev veriyorsunuz ve şu şekilde başvurun diyorsunuz. Ancak farklı yollardan başvuran onlarca aday çıkıyor ve açık konuşmam gerekirse cvlerine bile bakmadan önce bu adayları eliyorum. Çünkü bu şekilde başvuranlar ilanı okumadığını, okuduğunu anlamadığını veya daha da kötüsü istenilen işi eksik/yanlış veya kafasına göre yapacağını daha baştan kanıtlamış oluyorlar. Siz karar verin, siz işe alım yapsanız böyle birini alır mısınız?
4. Almanya’da İş Başvurusu: Ön yazılarınızda samimi olun
Ön yazı formatları maalesef son derece sıkıcı. Belirli kalıplara uymaktan zarar gelmez ancak çok da dava dilekçesi gibi yazılar yazmayın derim. Veya Google’a “ön yazı örneği” diye yazıp karşınıza ilk çıkan şablonu azıcık değiştirerek yapmış olmak için iş yapmayın. Unutmayın ki ön yazı isteyen firma bunu sizinle ilgili bazı bilgiler edinmek için yapıyor, o yüzden sizinle hiç alakası olmayan bir ön yazı onlara ve nihayetinde başvurunuz için size hiçbir fayda sağlamayacaktır.
Bir keresinde sadece ön yazımı çok sempatik buldukları için bir görüşmeye davet edilmiştim. Birkaç kere de başvuru yazımın çok içten olduğu ile ilgili geri bildirimler almıştım. Dürüst olmak gerekirse bu ön yazı işini her zaman çok saçma bulmuşumdur ancak doğru yazıldığında gerçekten işe yaradığını söyleyebilirim. Özellikle Almanya’da daha da önem veriyorlar bu yazıya. Özetle neden bu işe başvurduğunuzu ve neden bu işe uygun olduğunuzu içten bir dille kısaca anlatmanız gerekiyor. Üşenmeyiniz iki satır yazınız, zararını görmezsiniz 🙂
5. Almanya’da İş Başvurusu: Girişimci olun
Ne demiş Nazım Hikmet:
En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk: henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür…
Sizin için en uygun işin ilanı da belki henüz çıkmamış olan 🙂 Belki de hayalinizdeki şirket henüz o pozisyonu açmadı. İnanın siz buna vesile olabilirsiniz.
Şu anki işime giriş hikayem tam olarak bu şekilde oldu. Şirketin websitesindeki adrese yine bir ön yazı ile cvmi gönderip yapabileceklerimi anlattım. Daha sonra görüşme sürecine alındım. Şirketin tam da yeniden yapılanma sürecine girdiği bir dönemde atmışım maili ve bu yapılanmayı yönetecek bir pozisyon oluşturmayı düşünüyorlarmış. Onlar beni ben onları arıyormuşum ama henüz haberimiz yokmuş. Yani işin özü insan biraz da kendi kısmetini kendisi yaratıyor.
Başvurularınızda (mesela ön yazı kısmında) ve mülakatlarınızda önceden yaptıklarınızı, yapabileceklerinizi ve çok yönlülüğünüzü vurgulamaya çalışın. Girişimci yönünüzle şirketin aklında yer edebilirseniz, benim örneğimde olduğu gibi şirketin ihtiyacı olan yeni bir pozisyonda sizin deneyimlerinizi kullanmak isteyebilirler. Veya görüştüğünüz pozisyona daha uygun birini bulsalar dahi sizi o anda açık olan başka pozisyonlara yönlendirebilirler. Böylece şansınızı arttırmış olursunuz.
6. Almanya’da İş Başvurusu: Sabırlı olun, işvereni taciz etmeyin, stalklamayın
Almanya’da çoğu ilanda ilanı açan kişinin adı soyadı, telefonu, mail adresi veya Linkedin profili bulunur. Başvurunuzu yaptıktan sonra o kişiyi Linkedin’den ekleyip mesaj atmanız, her gün stalker gibi girip profiline bakmanız, “bizim başvuru noldu” diye sormanız bir sonuç getirmeyecek, sizi işe karşı hevesli göstermeyecek aksine hakkınızda olumsuz bir intiba yaratacaktır. Ben de yaptım yapmayın 🙂
Ne zaman bir iş ilanı açsam onlarca davet geliyor Linkedin’den, bir o kadar da mesaj, hatta instagramdan bile bulup ekleyenler oluyor. Özellikle Almanya gibi iş hayatı ile özel hayatının keskin çizgilerle ayrıldığı bir kültürde sizin ilgi veya samimiyet olarak algılanacağını düşündüğünüz bu davranışlar iş ilanını veren kişi açısından rahatsız edici bulunacak ve size olumlu hiçbir dönüşü olmayacaktır.
7. Almanya’da İş Başvurusu: Profesyonel olmayan soru sormayın
Profesyonel olmayan soru nasıl olur diye düşünüyorsanız birkaç örnek vereyim. Lütfen bunları dalga geçmek veya kimseyi küçük düşürmek için paylaştığımı düşünmeyin. Hatta kendi mesajlarını tanıyanlar olursa neden cevap vermediğimi anlarlar ve onlara bir faydam dokunur umarım.
Yazının başında bahsettiğim gibi dönem dönem ben de ilanlar açıyorum ve kendi ekibime alacağım kişilerin işe alım süreçlerini bizzat kendim yönetiyorum. Bu sebeple de ilanları Linkedin profilimden paylaşıyorum. Her ne kadar ilanlarda her seferinde Almanya’da çalışma izni olması önşartı arandığını belirtsem de, hatta başvuru aşamasında cevaplanması zorunlu olan bu soruyu sorsam da Türkiye’deki bu önşartı sağlamayan adaylardan onlarca başvuru ve enteresan sorular geliyor. İşte bazıları:
İlanda çok net bir şekilde “bu pozisyona neden uygun olduğunuzu belirten bir yazı ile birlikte özgeçmişinizi xxx adresine mail atın” diye belirtmeme rağmen hiçbir mail atmadan sadece mesaj yoluyla başvurup görüşmeye açık olup olmadığımı soran sevgili dostum, bu yazıda bahsettiğim 3. maddeyi (‘ilanda nasıl istenmişse öyle başvurun’) tekrar okumanı tavsiye edeceğim. Daha cvni göndermemişsin ek ihtiyacım olan bilgi varsa gönderebilirim diyorsun 🙂
Yukarıdaki örnekte ise nasıl bir yol izlenmesi gerektiği sorulmuş. Bu sorunun cevabı zaten ilanda vardı ve ilanı veren kişi her başvurmak isteyene tek tek “bence şöyle bir yol izle” diye danışmanlık yap(a)maz. Yine ilanda Fransa’da çalışma izni gerektiği belirtilmişti, mail yoluyla başvurun diyordu. Ben daha başka nasıl yardımcı olayım bilemedim ki?
Aşağıdaki mesaj da İngilizce yazılmış olmasına rağmen Türkiye’den gelenlerden. Belki yurt dışında çalışma izni önşartı istendiği belirtildiği halde buna sahip olmayan adayların başvurması bir nebze anlaşılabilir; aday kendine ve yeteneklerine öyle güveniyordur ki bu şartı sağlamadığı halde kendisine bir istisna yapılabileceğini düşünmüştür. Ama aşağıdaki gibi henüz cvsini bile yollamamış birinin “çalışma izni gerçekten çok mu lazım” diye sorması ve üstüne iş ilanı veren kişiye “istersen bu iş için neler gerekiyor detaylı konuşalım (iş ilanında yazdığın her şeyi bana özel olarak tekrar anlat)” demesi tam olarak profesyonel olMAmanın karşılığı işte.
Bir iki tane de “başvurmuştum noldu” tarzı mesajlara örnek gelsin. Bunu yukarıda ‘sabırlı olun ve işvereni taciz etmeyin’ derken söylemiştim ama çok yapıldığı için özellikle tekrar belirtmek istedim. Siz gayet normal bir şekilde kendinizce emek verip zaman ayırdığınız bir başvuruyla ilgili yaptıklarınızın karşılığı olarak en azından olumlu veya olumsuz bir dönüş almayı bekliyorsunuz. Öyleyse yazının başında paylaştığım görseldeki benim için geçerli olan sayılara bakın, 347 başvurumun 98’inden herhangi bir yanıt gelmemiş. Yani ortalama her dört başvurumdan birine.
Bu 98 başvurum için neden dönüş alamadığımı sormalı ve gerçekten karşıdaki onlarca belki yüzlerce başvuruyla ilgilenen kişinin benim başvuru evraklarımı bulup değerlendirip “sana cevap vermedik çünkü …” şeklinde talebimi cevaplamasını mı beklemeliydim sizce?
Hayal kırıklığınız gayet anlaşılabilir bir şey fakat iş başvurusu yapan herkes aynı süreci yaşıyor, o yüzden bu tür ‘duygusal’ mailler/mesajlar atmanız maalesef profesyonel algılanmıyor. O başvuru için uygun aday olsaydınız zaten size dönüş yapılırdı, “demek ki değilmişim” diyerek yeni ilanlar kovalamaya devam. “Kaybedeceğim bir şey yok, hem belki benim başvurum gözden kaçmıştır” şeklinde kendi fikrinizde ısrar ediyorsanız ona bir şey diyemem tabii, ama yolladığınız mesaja cevap alamama ihtimaliniz yüksek.
8. Almanya’da İş Başvurusu: “Almancam yok yine de başvurayım mı?”
Eğer ilan Almancaysa ve ilanı Google Translate olmadan okuyup anlayamıyorsanız başvurmanızı tavsiye etmiyorum. Önceden A1-A2 (başlangıç seviyesinde) Almanca ile Allah ne verdiyse yardırıp her ilana başvuruyordum. Ne zaman ki bir iki yerden dönüş geldi ve direkt Almanca görüşmek istediler ve Almancam olmadığını anlayınca vazgeçtiler ben de o zaman başvurmaktan vazgeçtim. Ben de kendi kendime bir kural koydum. İş ilanını Google yardımı olmadan kendim anlayacak kadar Almanca öğrendikten ve mülakatı Almanca yapabilecek seviyeye (B2-C1 seviyeleri) geldikten sonra başvuracağım dedim. Sıfırdan C1 seviyesine ne kadar sürede geldiğimi merak edenler ALMANCA NE KADAR SÜREDE ÖĞRENİLİR yazıma göz atabilirler.
Zaten cvmi Almanca hazırlayıp başvuru yazılarını da Almanca’ya çevirdikten sonra işin rengi değişti ve ardı ardına mülakatlara girmeye başladım. Bu yüzden benim gibi hem vakit kaybedip hem başkalarının vaktini çalmamak için ilan Almancaysa ve Almancanıza güvenmiyorsanız başvurmayın. İş için sadece İngilizce yeterli olsaydı, zaten ilanı İngilizce verirlerdi.
“Biraz Almanca biliyorum, yeterli olur mu?” şeklinde sorular da çok geliyor, ‘biraz’ veya ‘orta seviye’ tamamen belirsizlik anlattığı için bunun cevabını karşınızdaki kişi veremez. İşinizi o biraz bildiğiniz dilde yapabiliyorsanız yeterlidir, yapamıyorsanız değildir.
Bir de cvnizi Almanca’ya çevirirken ve Almanca ön yazı yazarken daha profesyonel bir dil kullanmak için mümkünse bir Alman’dan mutlaka yardım alın. Almanca bilginiz elbette ana dili Almanca olan biri kadar iyi olmayacaktır ve bu anlaşılır bir şey, fakat yazı dili ciddidir denir ya, işte o yüzden cv ve ön yazı gibi evraklarınız ‘sizden daha iyi Almanca konuşursalar’ iyi olur.
9. Almanya’da İş Başvurusu: Almanya’daki iş arama siteleri sitelerini öğrenin ve kullanın
Almanya’da iş başvurusu nereden yapılır sorusunun cevabı tabii ki gibi büyük oranda internet üzerinden. Türkiye’de olduğu gibi burada da pek çok iş arama sitesi mevcut ve en aktif olanları ile belki sizin alanınız için daha çok tercih edilenleri varsa onları kullanmak işinizi kolaylaştırarak seçeneklerinizi arttıracaktır.
Almanya’da iş başvurusu yapabileceğiniz iş arama siteleri olduğu gibi çalışmak istediğiniz şirketlerin kendi sayfalarını da sık sık takip etmelisiniz. Çünkü bazı şirketler sadece kendi sayfalarında ilan yayınlıyor.
Stepstone, Xing, Linkedin ve Glassdoor benim en çok kullandığım Almanya’da iş arama siteleriydi. Diğerlerine de arada göz atardım, size de tavsiye edebilirim.
https://www.stepstone.de/ – En çok kullanılan iş arama sitesi
https://www.xing.com/app/startpage – Linkedin yerine kullandıkları alternatif
http://www.foodjobs.de/ – Gıda sektörüne özel site
https://www.freelance.de/ – Freelancer olarak calısmak isteyenler için
https://www.glassdoor.de/index.htm
https://www.stellenanzeigen.de/stellenangebote/
10. Almanya’da İş Başvurusu: Arbeitsagentur’dan faydalanın
Almanya’da ikamet ediyorsanız Arbeitsagentur size ihtiyacınız olan eğitimleri ücretsiz şekilde sağlayabilir, ücretsiz danışmanlık hizmetiyle size uygun iş ilanı bulabilir ve sonunda bir iş sahibi olmanızı sağlayabilir. Türkiye şartlarından bakıldığında imkansız gibi dursa da Almanya’da yaşayan insanların üretkenliğinizin devamını sağlamak için böyle bir kurum var ve benim kişisel tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki gayet güzel çalışıyor.
Bu faydalı kurumla ilgili tüm detayları ve benim nasıl faydalandığımı ALMANYA’DA SOSYAL YARDIMLAR: ARBEITSAGENTUR NEDİR? yazısında bulabilirsiniz.
…
Eşimin Gözünden Almanya (5): Almanya’da İş Başvurusu Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler yazımızdaki eşimin tecrübeleri ve tavsiyeleri umarım faydalı olmuştur. Yazıyı faydalı olabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşmayı, Almanya hakkında bilgiler ve Almanya’da yaşam ile ilgili yazılardan haberdar olmak için Hayat ve Seyahat’in aşağıdaki sosyal medya hesaplarını takip etmeyi unutmayın! 🙂
Instagram: hayatveseyahat
Facebook: Hayat ve Seyahat
YouTube: Hayat ve Seyahat















Ayse Karayel
05 Haziran 2020, 21:33Merhaba,
İş başvurusu süresince Almanya’daki işe alımlarda Amerika’daki işe alımlara benzer ATS (Application Tracking System) tarafından CV’lerin elendiği ve iş ilanlarındaki key word’leri CV’de kullanmak gerektiği ile ilgili bir gözleminiz oldu mu acaba?
Teşekkürler
Fatma Ölçücü
13 Haziran 2020, 21:13Merhaba, hiç bilmiyorum ama alakasız kişilerin başvurmasından bıkmış olabilecekleri için öyle bir ön eleme mantıklı geldi. Eşimle ben iş başvurularımızda özellikle öyle bir şey yapmamıştık.