2018 yılını geride bırakıp yeni yıla yeni hedef ve planlarla başlangıç yaparken, daha önceki senelerde olduğu gibi bu yıl da nerelere gidip neler yapmışım diye bir özet yazmak istedim. Bu yılın ilk yarısı Almanya’ya yeni taşınan eşimin iş aramalarıyla geçti, Haziran ayında işe başlamasıyla eve yeniden iki maaş girince maddi anlamda düzlüğe anca yıl ortasında çıkabildik. Buna rağmen gezmelere hiç ara vermeden 2018 yılını en çok tatil yaptığım yıl olarak kapatmayı başardım.

Sayılarla başlayalım.

  • 12 kez tatil (en az bir gece konaklamalı)
  • Toplam 18 ülke, 6 yeni ülke (diğerleri önceden gittiğim ülkeler)
  • 40 gün yıllık izin (27 gün yıllık iznin üstüne önceden birikmiş 13 günümü de kullandım 🙂 )
  • 66 gece konaklama (50 gece otelde, 4 gece çok kişilik hostel odasında, 3 gece ailemin yanında, 5 gece otobüste, 2 gece uçakta, 2 gece couchsurfing ile ücretsiz)

Şimdi hangi aylarda hangi ülke ve şehirlere gitmişim bakalım.

OCAK

Yılbaşından birkaç gün sonra bembeyaz pamuk karlarla kaplı Lapland tatiline çıktım. Aslında Lapland tatili 3 gecelikti, ama ucuz uçak bileti olsun diye Helsinki’deki aktarma süresi uzun olan uçuşları seçmek durumunda kaldığımdan birer gece de Helsinki havaalanı otelinde konaklamış oldum.

Geyik safarisi, Husky köpeklerinin çektiği kızakla yolculuk, Noel baba köyü gibi masal kitaplarından fırlamış pek çok deneyime ek olarak, ölmeden önce yapılacaklar listemdeki buz otelde kalmak maddesini bu tatilde elemiş oldum. Evet, gerçekten de 10 saati aşan uçak yolculuklarında dahi kesinlikle uyuyamayan ben bir gece eksi 5 derecede her yanı buzdan yapılmış bir odada uyudum!

Eksi 15 derecede açık hava jakuzisi, kardan yapılmış odada sauna gibi deneyimler de bu gezinin unutulmazları arasında yerini aldı.

Ne yazık ki çok istediğim kuzey ışıklarını Lapland’da göremedim. O yüzden Lapland tatili biter bitmez “Kuzey ışıkları nerede görülür” sorusu için ilk akla gelen yer olan Tromso’ya bilet aldım, hayallerimizden tek denemeyle vazgeçecek değiliz ya 🙂

Lapland sonuçta pahalılığıyla ünlü kuzey ülkelerinde bulunduğu için en çok gezi bütçesi soruldu, o yüzden Lapland Tatil Fiyatları yazısında hepsini anlattım.

lapland ren geyiği safarisi

2018’in ilk seyahati Lapland’a oldu.

ŞUBAT

Yılın en büyük tatili Filipinler için yılın en soğuk ayını seçtim ki kış mevsiminin bir bölümünden kaçayım 🙂 Suudi havayolu Saudia ile uçtuğum için birer gece uçakta ve Cidde ile Rabat aktarma şehirlerinin havaalanlarında karışık şekilde geçmiş oldu, Filipinler tatili ise 16 gece konaklamalıydı.

El Nido ve Coron başta olmak üzere harika koylar ve lagünler gezdim, ateş böcekleri ve planktonların büyülü ışıldamalarını izledim, ölmeden önce yapılacaklar listemden balina köpekbalıklarıyla yüzmeyi eledim. Pek çok kaynağa göre dünyanın en güzel adası kabul edilen Boracay’da, un kıvamlı kumların bulunduğu sahillerde Şubat ayında güneşlenmenin keyfini sürdüm, kaldığım otelin harika sonsuzluk havuzlarında yüzdüm. Otel öyle donanımlıydı ve yemekleri o kadar harikaydı ki tek başına Filipinler’e bir daha gitme sebebi bile olabilir. Oteli görmek için tıklayın.

Filipinler denildiğinde aklında yalnızca kocaman bir soru işareti oluşanlar için Filipinler Gezisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler yazısını ve oralara gitmeyi aklına koyduğu halde nereden başlayacağını bilemeyenler için Filipinler Gezisi Nasıl Planlanır? yazısını hazırladım, diğer gezi rehberleri de yolda.

boracay'da nerede kalınır

Şubat ayında yılın en uzun tatili için rotayı Filipinler’e çevirdim.

Filipinler yılın en uzun gezisi olduğu halde yetmedi ve hafta sonu tatili için yaşadığım Münih’in komşu büyük şehri Stuttgart’a gittim. Porsche Müzesi güzeldi ama gölller dahi buz tutmuş halde olduğu için şehrin kendisinden çok bir şey anlamadım tabii, o yüzden daha sıcak bir günde tekrar görüşmek umuduyla Stuttgart’a veda ettim 🙂

MART

Dediğim gibi Lapland’da kuzey ışıklarını (aurora borealis) yakalayamayınca Tromso için uçak biletlerini aldım gitti. Şansımızı daha çok arttırmak için herkesin “Kuzey ışıkları ne zaman görülür” sorusuna verdiği ilk cevap olan ekinoks zamanında (21 Mart) 4 gece olacak şekilde Tromso gezisini planladım. Tabii vardığımız gün kesinlikle durmak bilmeyen kar fırtınası başlayınca bu sefer de göremeyeceğiz diye çok üzüldüm, artık bir süre kuzey ışıkları hayalimi rafa kaldırmam gerekecekti.

Üçüncü gecemizde kısa süreliğine kar fırtınası durdu, gökyüzü berraklaştı ve beklediğimiz mucize gerçekleşti. ‘Ölmeden önce yapılacaklar’ için üç ayda üç madde süper bir başlangıç oldu 🙂

kuzey ışıkları tromso

Mart ayında Tromso’da kuzey ışıklarının dansını izledim.

NİSAN

Bahar gelip her yanda çiçekler açınca yaşadığım ülkenin başkentini daha iyi tanımak için rotamı Berlin’e çevirdim. 10 sene önce Viyana’da Erasmus yaparken acayip soğuk bir Aralık gününde gittiğim Berlin’i hep ‘buzz gibi’ olarak hatırlamak istemiyordum, o yüzden şehrin beni güneşli ve çiçekli karşılamasına çok sevindim. Berlin’in ‘içeri kimseyi almamasıyla ünlü’ gece kulübü Berghain’a alınmasam da 3 gün boyunca çok keyifli vakit geçirdim, Türk simit saraylarında fasıl eşliğinde hafta sonu kahvaltısı bile yaptım 🙂

berlin gezi rehberi

Nisan ayının sonunda Berlin’e gittim.

MAYIS

Bir değişiklik yapıp Münih’ten Flixbus otobüsüne atlayarak biraz göl gezeyim dedim ve İsviçre Alpleri manzaraları eşliğinde İsviçre’nin İtalyan ruhuna sahip Lugano şehrine vardım. Henüz sezon yeni açılıyordu ama Lugano Gölü kenarında happy hour kokteylleri içilmeye başlanmıştı bile 🙂

Lugano’dan otobüsle Como Gölü’ne geçtim, hep istediğim halde Como’ya yolumu bir türlü düşürememiştim. Como’dan ise trenle Milano’ya gittim. Milano’ya da yine Berlin gibi 9 yıl önce gelmiştim, hatırladığımdan daha güzelmiş.

Bu seyahati tek başıma yaptığım için Lugano ve Milano’da couchsurfing’ten lokal insanların evinde ücretsiz konakladım. Hatta birlikte gezdik ve özellikle Milano’da tipik İtalyan kültürü olan aperativo (içki ve atıştırmalıklar) keyfi yaparken kendimi tam bir İtalyan gibi hissettim 🙂

Como’da ise 8 kişilik bir hostel odasında kaldım ve “Henüz sezon tam başlamadığı için belki oda boş olur da ucuza otel odasında kalmış gibi olurum” şeklinde uyanıklık yapayım dedim aklımca. Tabii hem odanın full dolu olması hem de birinin tüm Como’yu inletecek desibelde horlaması bana iyi ‘kapak oldu’ 🙂

milano como gezisi

Mayıs ayında otobüse atlayıp bir türlü denk getiremediğim Como Gölü’ne gittim.

HAZİRAN

Flixbus ile gittiğim bir önceki gezimden memnun kalınca ve uzun otobüs yolculuklarının aslında benim gibi yolda uyuyamayan bir insana bile kabus olmadığını görünce otobüsle Avrupa turu yapmak istedim. Hem Berlin ve Milano gibi çok önceden gittiğim yerleri tekrar hatırlayayım hem de yeni birkaç yer göreyim diye düşünerek, tur programını çok beğendiğim Haydi Avrupa’ya firmasının Büyük Avrupa turuna katılmaya karar verdim.

Türkiye’den İpsala Gümrük Kapısı’nı geçerek çıkış yaptıktan sonra Yunanistan’da Kavala – Selanik – Halkidiki, Makedonya’da Bitola – Ohrid – Üsküp, Macaristan’da Budapeşte – Estergon, Avusturya’da Viyana ve Çekya’da Prag’ı gezdik. Almanya’ya vardığımızda benim bir işim çıktığı için turdan ayrılıp Münih’e dönmek durumunda kaldım.

Kavala ve Estergon’a daha önce gitmemiştim, Makedonya ise bu yılın Filipinler’den sonraki ikinci yeni ülkesi oldu. Böylece Balkanları gezmeye başlamış oldum, yakın yerleri insan hep bir şekilde erteliyor nedense.

Turun benim katılabildiğim 6 günlük kısmının 3 gecesi otel konaklamalı ve 3 gecesi otobüste geçti.

otobüsle avrupa gezisi

Makedonya’da Ohrid Gölü çevresini çok sevdim.

TEMMUZ

Eşimin ailesi Bodrum’da yaşadığı için geçen yaz olduğu gibi bu yaz da onları ziyaret etmek istedik. Fakat geçen yaz aldığımız aşırı pahalı Münih – Bodrum arası Lufthansa direkt uçuşuna bir alternatif aradık ve Münih – Kos biletini yarı fiyatına bulduk 🙂

Kos adasına önceden gittiğimiz için bir gece konaklayıp Kalimnos’a geçtik. Kalimnos’un talan edilmemiş huzurlu atmosferinde 4 gün kafa dinledikten sonra feribotla Kos aktarmalı olarak Bodrum’a varıp 3 gece aile saadeti yaptık. Bodrum’dan İstanbul’a da geçtik aslında ama İstanbul’a iki ayda bir filan ben zaten geldiğim ve oralı olduğum için onu bu yazıya ‘tatil’ olarak hiç katmadım.

Sakin bir Yunan adası arayanların beğeneceğini düşündüğüm Kalimnos için Kalimnos Gezi Rehberi yazısını hazırladım.

kalimnos gezi rehberi

Temmuz ayında asıl hedefimiz Bodrum iken öncesinde Kalimnos’a gittik.

AĞUSTOS

Haydi Avrupa’ya ile geçen sefer başladığım turun tadı damağımda kalınca kendime küçük bir boşluk yaratıp aynı turun ikinci versiyonu için bu sefer Türkiye’ye dönüş yolundaki kısmına katılmayı başardım 🙂

Münih’ten Fransa’nın Montpellier şehrine çok ucuza uçak bileti buldum ve bu şehrin hemen yakınındaki Marsilya’dan tura dahil oldum. Böylece 4 sene önce yaptığım Fransa ve İtalya rivierası turunu Nice – Monaco – Pisa şehirleriyle tekrarlama imkanı buldum. 9 sene önce gittiğim Floransa, 5 sene önce gittiğim Vatikan – Roma, 4 sene önce gittiğim Venedik de benzer şekilde benim için çok keyifli oldu, örneğin Venedik’e gittiğim her iki sefer de Venedik Karnavalı için kış zamanıydı, halbuki şehir yazın ne kadar güzelmiş.

Zagreb’te kısa bir mola sonrası Belgrad, otobüsle Avrupa turundaki son durağım oldu. Yılın üçüncü yeni ülkesi olan Sırbistan’ı çılgın Belgrad gece hayatı ve kocaman kumarhanesi ile çok eğlenceli buldum. 5 gecelik bu gezinin 3 gecesi otel konaklamalı ve 2 gecesi otobüs yolculuğuyla geçti.

Ben yoğun gündemimden ötürü Haydi Avrupa’ya turunu yukarıda anlattığım üzere biraz karışık yapabildim ama aslında Avrupa’nın en güzel şehirlerini baştan başa gezen çok kapsamlı bir tur programı var. Ayrıca bir gece otobüste geçiyorsa diğer gecenin mutlaka otel konaklamalı olması gibi küçük ama son derece önemli detaylar da düşünülmüş. Otobüsle Avrupa gezisi hakkında her şeyi Otobüsle Avrupa Turu: Merak Edilenler & Benim Deneyimim yazısında anlattım.

venedik gezi rehberi

Venedik’e üçüncü seferde yazın gelmeyi başarabildim.

EYLÜL

Belgrad’a kadar gelmişken, vizesiz Avrupa gezilerinin son dönemlerdeki yıldızı Karadağ’a uğramadan dönmek olmazdı. O yüzden Belgrad’dan 50 dakikalık bir uçuşla Karadağ’ın başkenti Podgorica’ya vardım.

Bu gezide de tek olduğum halde bu sefer couchsurfing kullanmak istemedim ve otel ayarladım. Bir gece konakladığım Podgorica’da tuttuğum dairenin sahibi çocuğun misafirlerini gezdirmek şeklinde ilk defa denk geldiğim bir hizmeti varmış, yaşlarımız yakın olunca barları gezdik ve yalnızca uçağım indiği için gelip hiçbir beklentimin olmadığı Podgorica’da böylece ben yine yerli gibi çok güzel takılmış oldum 🙂 Aynı daireyi tutmak ve David’e benden selam söylemek için tıklayın.

Podgorica’dan otobüsle çok merak ettiğim Kotor’a geçtim. İki gecelik Kotor serüvenim öyle dolu dolu geçti ki Budva, Sveti Stefan ve hatta planımda olmadığı halde Bar şehirlerini gezmeyi başardım ve tek olduğumdan araba kiralama olayına girmeyip tüm ulaşımları otobüsle ayarladım. Benim yaptığım gibi Kotor merkezli Karadağ gezisinde hızlı hareket edebilmek ve şehri çok sevmek için old town (stari grad) denilen tarihi bölgesinde kalmak şart, bu bölgedeki otelleri inceleyip booking.com üzerinden rezervasyon yapmak için tıklayın.

vizesiz avrupa ülkeleri

Yaz sezonu bitmeden vizesiz Avrupa gezilerinin parlayan yıldızı Karadağ’a ayak basabildim.

Karadağ’a gelmişken de Dubrovnik’i görmeden olmaz diye gezimin kapsamını genişletmeye devam ettim ve Kotor’dan otobüsle Dubrovnik’e geçtim 🙂 Dubrovnik çok pahalı bir şehir olduğundan ve ben tek olduğumdan şehir merkezinde harika bir konumdaki şu hostelde kaldım. Como’daki ‘8 kişilik odanın full olması’ tecrübesini bir daha yaşamamak için bu sefer 4 kişilik oda seçtim ve orada kaldığım 3 gecenin hiçbirinde odanın full olmamasına aşırı sevindim, hatta bir gecesinde sadece ben vardım 🙂 Ağustos ayı süper yoğun geçtikten sonra Eylül başında ara ara böyle boşluklar olabiliyormuş, arada benim de şansım yaver gitsin dimi ama.

Dubrovnik hakkında araştırmalar yaparken Mostar’a günübirlik turlar düzenlendiğini öğrendim. Ee ben Bosna Hersek’e daha önce gitmedim, Mostar Köprüsü’nü de görmeyi hep çok istemiştim. O zaman Dubrovnik’e gelmişken neden gitmeyeyim dedim, zaten böyle diye diye geziyi uzattıkça uzatmadım mı şimdiye kadar 🙂 İyi ki öyle yapmışım, Mostar Köprüsü gerçekten düşündüğüm kadar güzelmiş.

Yılın dördüncü yeni ülkesi Karadağ ve beşinci yeni ülkesi Bosna Hersek olduktan sonra Fransa’nın güneyinden başlayıp Dubrovnik’te noktaladığım 11 gecelik gezim sona erdi. Önce otobüs turu ve sonra yerel otobüslerle Karadağ – Dubrovnik – Mostar gezileri derken (yolculuk sırasında uyuyamadığımı tekrar hatırlatayım) sıcakta bol yürümeli ve tripod taşımalı bu temponun altından kalkabildiğim için hala genç ve fit olduğuma kanaat getirdim, bu moral bana bir yıl yeter 😛

dubrovnik gezi rehberi

Dubrovnik’te Game of Thrones’un çekildiği yerleri gezip Demir Taht’a bile oturdum.

EKİM

Evim Münih’te Oktoberfest’in başlamasıyla şehir dolup taştı ve geçen sene yaptığım gibi yine iki günlüğüne biraz sakinliğe kaçayım dedim. Eşim daha önce gitmediği için Almanya Romantik Yol rotasının en güzel durağı Rothenburg ob der Tauber ve sosisleriyle ünlü Nürnberg’de karar kıldık. Güneşli hava bize kıyak geçince iki günlük çok tatlı bir gezi oldu.

KASIM

Yılın gezmesiz geçen tek ayı 🙂 Çünkü düzenlenip arşivlenmesi gereken binlerce fotoğraf birikti, “Şuraya gittiğinizi gördük ama blogunuzda yazısını bulamadık?” şeklindeki Instagram ve Facebook mesajlarının sayısı artmaya başladı, eh bir de asla bitmez dediğim yıllık izinlerim bitme noktasına geldi 🙂 Tabii bir de hayatımda yeni bir sayfa açıp Almanya’daki işimden yeni iş bulmadan istifa ettim. Yazdığım anda tabiri caizse ortalığı yerinden oynatan istifa yazımı henüz okumadıysanız burada. Sonra “İstifa ettikten sonra ne yaptın?” diye çok mesaj geldiği için yeni iş arama maceramı da Almanya’da Yeni İş Arama Sürecim ve Sonuç yazısında anlattım.

oktoberfest münih

Münih’in birçok yerlisi gibi Oktoberfest’te biraz eğlendikten sonra şehrin kalabalığından kaçtık.

ARALIK

Münih’te yaşayalı neredeyse 3 yıl olacak, ama Paskalya ve Noel zamanlarındaki aşırı pahalı uçak bileti ve otel fiyatları nedeniyle daha önce bu dönemlerdeki resmi tatilleri neredeyse hiç değerlendiremedim. Bu yılın Paskalya dönemini yine boş geçtiğim için bari Noel’de bir şeyler yapayım diye çok uzun zamandır istediğim İzlanda tatilini 8 gece olacak şekilde ayarladım.

İzlanda’da dışarısı acayip soğukken Blue Lagoon’de 38 derecelik suyun içinde olup gün doğumunu izlemek harika bir duyguydu ve benim için yine ‘ölmeden önce yapılacaklar’ arasındaydı. Her yeri fokurdayan İzlanda’ya neden ateş ve buz ülkesi denildiğini çok iyi anladım, son derece değişik bir destinasyon. Yeni yıl hediyem ise kuzey ışıklarını yeniden izlemek oldu, aynı yıl içinde böylesi muhteşem bir görsel şölene ikinci kez tanıklık edebildiğim için kendimi çok şanslı hissettim.

izlanda gezi rehberi

İzlanda’da Blue Lagoon’de gün doğumunu izledim.

2018 benim için böyle dolu dolu geçti. Lapland’da buz otelde konaklamak, Filipinler’de balina köpekbalıklarıyla yüzmek, Tromso ve İzlanda’da kuzey ışıklarının dansını izlemek, İzlanda’da Blue Lagoon’ü deneyimlemek “ölmeden önce yapılacaklar” listemden (bucketlist) eleyebildiğim maddeler oldu.

Ayrıca Avrupa’da çok önceden gittiğim şehirlere yeniden gittim, Balkanlara adım atabildim, otobüsle gezmenin sandığım kadar zor olmadığını gördüm. Kariyer anlamında cesur davranıp pek sevemediğim işimden yeni iş bulmadan istifa ettim, işsiz kalmayı bile göze almışken daha çok seveceğimi düşündüğüm daha iyi bir iş buldum.

Umarım sizin için de bol bol gezebildiğiniz ve her anlamda istediklerinizi gerçekleştirebildiğiniz bir yıl olmuştur. 2019 hepimiz için sağlıklı, mutlu ve elbette bol gezmeli bir yıl olsun!

2019 için hem gezilere hem hayata dair yeni planlarım var, elbette sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Ayrıca gezdiğim yerlerin detaylı gezi rehberlerini de hazırlıyorum. Haberdar olmak için Hayat ve Seyahat’i sosyal medyada takip etmeyi unutmayın! 🙂

Instagram: hayatveseyahat

Facebook: Hayat ve Seyahat

Twitter: hayatveseyahat

(217)

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir